Çarşamba, 03 Aralık 2014 08:42

Kamuda istihdam düşüyor, taşeron artıyor

Yazan

DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi, Türkiye’de kamuda istihdam ve sorun alanlarını ortaya koyan “Kamu İstihdam Raporu” hazırladı. Rapora göre kamuda istihdam düşmeye devam ederken genel hizmetler işkolunda taşeron olarak çalışan işçi sayısı 650 bine yükseldi

DİSK/Genel-İş Sendikası Araştırma Dairesi tarafından hazırlanan “Kamu İstihdam Raporu” çarpıcı veriler ortaya koyuyor. Rapora göre kamuda istihdam düşmeye devam ediyor. Özel sektörde istihdam yüzde 24,7 artarken bu oran kamuda yüzde 13,5 ile sınırlı kaldı.

Raporun ortaya koyduğu bir veri de işçi sayısındaki artış. 2007 yılında 12 milyon 534 bin olan ücretli ve yevmiyeli çalışanların sayısı, 2013 yılında yüzde  30,5  artarak  16  milyon  353  bine  yükselirken,  işveren  konumunda çalışanların oranı 2007’den 2013’e binde 6 azaldı. Bu durum, emeğinden başka geçim kaynağı olmayan işçilerin sayısının her geçen gün arttığını gösteriyor. Nitekim toplam istihdam içerisinde en geniş tanımıyla işçi (ücretli ve yevmiyeli) olarak çalışanların oranı 2007 yılında yüzde 60,4 iken 2013 yılında yüzde 64’e yükseldi.

Güvenceli istihdam zayıfladı
Rapora göre, 2007-2013 yılları arasında kamu sektöründeki işlerde güvenceli istihdam biçimleri zayıfladı. 2007 yılında kamu sektöründe işçi sayısı (kadrolu-geçici) 484 bin 497 iken, 2013 yılında yüzde 22,8 düşerek 373 bin 942 oldu. Aynı yıllarda sadece kadrolu işçi sayısındaki düşüş oranı da yüzde 8,3.

Diyanet hizmetlerindeki istihdam artışı yüzde 52
Raporda kamudaki istihdamın eğitim, sağlık, adalet, emniyet ve diyanet hizmetlerinde yoğunlaştığı da belirtildi. Kamu sektöründe istihdamın dağılımına bakıldığında, en fazla istihdamın Milli Eğitim Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü, Sağlık Bakanlığı, Adalet Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda oldu. Bu kurumlar arasında 2007’den 2013 yılına kadar en fazla istihdam artış oranı ise Adalet Bakanlığı ve Diyanet İşleri Başkanlığı’nda olmuştur. Diyanet İşleri Başkanlığı’nda istihdam artış oranı yüzde 52 iken, Adalet Bakanlığı’nda istihdam artış oranı da yüzde 64.

Rapora göre kamu hizmetlerinin daraltılması sonucunda belediye hizmetleri, halkın ihtiyaçlarından ve taleplerinden uzaklaşıp, kamu hizmeti anlayışından kopartılarak piyasalaştırıldı. Bu durum, bir yandan kamu hizmetlerinin kalitesini düşürürken, diğer yandan da yerel yönetimlerde kadrolu ve güvenceli istihdam olanaklarının zayıflamasına yol açtı. Yerel yönetimlerde toplam istihdam 2007’den 2013 yılına yüzde 19 düştü. En fazla azalma ise işçi statüsünde çalışanlarda oldu. Belediyelerde işçi olarak çalışanlar 2007 yılında 179 bin 424 iken, 2013 yılında yüzde 30 düşerek 125 bin 553 oldu.

Genel hizmetler işkolunda taşeron giderek büyüyor
Belediye hizmetleri, genel temizlik, çevre düzenlemesi ve bakımı faaliyetleri, itfaiye hizmetleri, cenaze hizmetleri ve konut işleri gibi işleri kapsamına alan genel hizmetler işkolunda taşeron işçi sayısı 650 bini buldu. Raporda genel hizmetler işkolundaki taşeron sayısının artışına ilişkin şu ifadeler yer aldı:

ÇSGB tarafından 14 Temmuz 2014 tarihi itibariyle Sendikamıza genel hizmetler işkolunda çalışan işçilere ilişkin verilen istatistiklere göre, genel hizmetler işkolunda çalışan işçi sayısı 880 bini bulmuştur. Bunlar içerisinde yerel yönetimlerde yaklaşık 120 bin işçi çalışırken, 760 bini de özel sektörde istihdam edilmektedir. Özel sektörde istihdam edilenlerin içerisinde ise 105 bini konut işçisi, geriye kalan 655 bin işçinin ise taşeronlarda çalıştığını söyleyebiliriz.

Rakamlardan da görüldüğü üzere, genel hizmetler işkolunda çalışan işçilerin büyük bir çoğunluğu taşeron firmalarda ucuz, güvencesiz ve örgütsüz olarak çalıştırılmaktadır. ÇSGB 2014 Ocak ayı işkolu istatistiklerine göre, genel hizmetler işkolunda sendikalı işçi sayısı 145 bin 760’dır. Bu demek oluyor ki, genel hizmetler işkolunda çalışan işçilerin sadece yüzde 18,8’i sendika üyesidir. Sendikalı işçilerin büyük bir çoğunluğu, belediyelerde ve kısmen belediye şirketlerinde çalışan işçilerden oluşmaktadır.

Sendika.Org

 

20 Ağustos 2014

Çarşamba, 03 Aralık 2014 08:40

Yatağan’da özelleştirmeye karşı barikat

Yazan

Yatağan Termik Santrali ve Madenleri’nin özelleştirilmesine karşı çıkan ve daha önce özelleştirmecileri içeriye almayacaklarını açıklayan işçiler giriş çıkışları barikat kurarak kapattı.

Muğla’nın Yatağan ilçesindeki, Termik Santrali ve Kömür İşletmeleri’nin özelleştirilmesi üzerine, santral ve maden işçileri işletme girişini barikatlarla kapattı.

Yatağan Termik Santrali ve Güney Ege Linyitleri İşletmesi bünyesinde çalışan Tes-İş ve Maden-İş sendikalarına üye işçiler, dün (20 Ağustos) kömür işletmesi ve santralin özelleştirmesine tepki göstererek iş yerlerinin önünde toplandı. Güney Ege Linyitleri işletme girişini kapatan işçiler, kapıların önünde iş makineleriyle de barikat kurdu. İşyerlerinin özelleştirilmesine karşı çıkan Yatağan işçileri, daha önce “özelleştirmecileri içeriye almayacaklarını” ve “işyerlerini terk etmeyecekleri” de kararlı olduklarını belirtti.

Maden-İş Sendikası Yatağan Şube Başkanı Süleyman Girgin, 16 Ağustos itibariyle Özelleştirme Yüksek Kurulu’nun Yatağan Termik Santrali ve maden ocaklarının ihalesini onayladığını hatırlattı. Ardından yaptığı açıklamada şöyle konuştu: “Uzun yıllardan bu yana özelleştirmeye karşı halkımızla birlikte mücadele yürütmekteyiz. Özellikle 11 aydan bu yana meşru zeminden, barışçıl eylemlerden ayrılmayarak demokratik hakkımızı sonuna kadar kullanarak her yolu denedik, her eylemi yaptık ve haklı davamız Türkiye kamuoyunda da yerini almıştır.”

Uzunca bir süredir mücadele ettiklerine değinen Girgin, mücadelelerinin sonuna kadar haklı olduğunu dile getirdi. Ayrıca Girgin “kendilerine her türlü şeyin reva görüldüğüne; ancak kendilerinin barışçıl çizgiden uzaklaşmadığını” ifade eden Girgin, “bu mücadelenin yalnızca özelleştirmelere karşı değil, aynı zamanda bir hak, hukuk mücadelesi olduğunu” dile getirdi.

Santraldeki giriş ve çıkışların işçilerin elinde olacağını vurgulayan Girgin, santral önlerinde nöbet tutan işçileri çoğaltacaklarını, alıcı firmaları işletmelere sokmayacaklarını dile getirdi.

Sendika.Org

 

21 Ağustos 2014

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin raporuna göre yılın ilk 8 ayında 334 maden işçisi yaşamını yitirdi. Raporda madenci ölümlerinin fıtrat kader ya da güzel ölümler değil cinayet ve katliam olduğu belirtildi.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin, yazılı, görsel, dijital basından takip ettiği, emek-meslek örgütlerinden gelen bilgiler ve işçiler, işçi yakınlarının bildirimleri ışığında tespit edebildiği kadarıyla 2013 yılında en az 93, 2014 yılında ise 14 Ağustos itibarıyla en az 334 maden işçisi yaşamını yitirdi… Yani son 20 ayda 427 maden işçisi can verdi.

Rapora göre zehirlenme, boğulma nedeniyle 309 işçi, göçük, ezilme nedeniyle 66 işçi, patlama, yanma nedeniyle 16 işçi ve diğer nedenlerden dolayı 10 işçi yaşamını yitirdi. Ayrıca nesne çarpması ya da düşmesi nedeniyle 8 işçi, trafik, servis kazası nedeniyle 8 işçi, düşme nedeniyle 5 işçi, elektrik çarpması nedeniyle 3 işçi, kopma veya kesilme nedeniyle de 2 içi can verdi.

Raporda işkolunun çalışma koşulları gereği yaşamını yitiren tüm işçilerin erkek olduğu belirtilirken yaşamını yitirenlerden birinin çocuk işçi olduğu vurgulandı.

Madencilik işkolunda ikisi Çinli biri de Suriyeli olmak üzere 3 göçmen işçinin can verdiği de raporda belirtildi ve son 20 ayda 15 kamu madeni işçisinin, 412 özel maden işçisini can verdiği ifade edildi.

Sendika.Org

14 Ağustos 2014

Çarşamba, 03 Aralık 2014 08:34

Omsan Lojistik önünde işten atmalara karşı eylem

Yazan

Maltepe Cevizli’de bulunan Omsan Lojistik Genel Müdürlüğü önünde eylem yapan Nakliyat-İş Sendikası üyeleri, sendikal faaliyet yürüttükleri sırada 18 işçinin işten atılmasını protesto etti.

İşçiler genel müdürlük önünde “Omsan Lojistikte işçi kıyımına son / Sendika hakkımız engellenemez!” ozaliti ve “Yaşasın örgütlü mücadelemiz. İşçiyiz haklıyız kazanacağız!” pankartı açtılar.

Eylemde sık sık “Yaşasın onurlu mücadelemiz!”, “İnadına sendika inadına DİSK!”, “Sendika hakkımız engellenemez!”  ve “Direne direne kazanacağız!” sloganları atıldı.

İşçiler adına Nakliyat-İş Genel Başkanı Ali Rıza Küçükosmanoğlu konuştu. Küçükosmanoğlu konuşmasında Omsan Lojistik bünyesinde sendikal faaliyet yürüten işçilerin, 3-4 ay içinde  “performans düşüklüğü” bahanesiyle 3’er 5’er kişiler halinde işten çıkarıldıklarını, toplamda 18 işçinin işine son verildiğini, eylemi uyarı maksatlı yaptıklarını ve işverenle bir görüşme talep ettiklerini belirtti.

Küçükosmanoğlu’nun ardından Nakliyat-İş Sendikası Örgütlenme Daire Başkanı Erdal Kopal kısa br konuşma yaptı. Ekmeklerine, onurlarına ve geleceklerine sahip çıktıklarını belirten Kopal, Omsan’ın hukuksuzluğa ve adaletsizliğe devam ettiği taktirde eylemlerine devam edeceklerini vurguladı. Ayrıca Kopal bu zamana kadar onursuzluklara boyun eğmediklerinin bundan sonrada eğmeyeceklerinin altını çizdi.

Konuşmaların ardından tekrardan slogan atıldı ve resim çektirildi. Sloganların ardından eylem sonlandırıldı.

Sendika.Org

Perşembe, 09 Ekim 2014 13:58

Kent Gıda grevinde direnen işçiler kazandı

Yazan

Kocaeli Gebze’de kurulu bulunan Kent Gıda fabrikasında işçilerin 15 Temmuz da başlattığı grev 24. gününde kazanımla sonuçlandı.

Kimberly Clark grevinin ardından Kent Gıda grevide işçilerin haklarını kazanmasıyla sona erdi. Yapılan her iki anlaşmada da işçilerin ücretlerinde önemli oranda artışlar sağlandı.

Tek Gıda-İş Sendikası ile Kent Gıda işvereni arasında sürdürülen toplusözleşme görüşmelerinde anlaşma sağlanamayınca sendika 15 Temmuz’da greve çıktı.

Kocaeli Gebze’de fabrika önünde greve başlayan 800 işçi Ramazan Bayramı’nı da grevle karşıladı. Tek Gıda-İş en son 23 Temmuz’da işveren ile masaya oturdu. Mutabakat ile anlaşma noktasına gelindi ve toplusözleşme görüşmelerinde alınan kararlar işçinin onayına sunuldu. 733 kişinin oy kullandığı referandumda, 659 işçi greve devam dedi.
Sendika referandum sonucu üzerine greve devam kararı aldı. Dün yaşanan önemli gelişme ile taraflar yeniden bir araya geldi. Yapılan görüşmeler sonucunda anlaşma sağlandı.

1 Ocak 2014-31 Aralık 2015 tarihleri arasında yürürlükte kalacak 22. Dönem Toplu İş Sözleşmesi’nde varılan anlaşmaya göre, birinci 6 ay’da 1500 TL’nin altında ücret alanlara 50 TL iyileştirme zammı uygulanacak ve daha sonra tüm işçilere seyyanen ayda 200 TL zam, ikinci 6 ayda ise ayda 130 TL seyyanen zam yapılacak.

Böylelikle 1500 TL’nin altında ücret alan işçiler ilk yıl toplam 380 TL, 1500 TL’nin üstünde ücret alanlar ise toplam 330 TL ücret zammı almış olacak. İkinci yılda ise yıllık enflasyon oranına 1 puan ilavesiyle bulunacak oranda zam uygulanacak.

Sosyal haklarda da günün koşullarına göre iyileştirmeler yapıldı.

 

8 Ağustos 2014

Perşembe, 09 Ekim 2014 12:51

İnşaat İşçileri Sendikası resmen kuruldu

Yazan

İnşaat İşçileri Sendikası resmen kuruldu. Sendika kuruluşunun ilanını da iki yıldır ücretlerini alamayan Star TOWERS işçilerinin eylemi ile duyurdu

İnşaat İşçileri Sendika Girişimi yaptığı resmi başvurusunu yaparak kuruluşunu ilan etti. Yaklaşık 3 yıldır Bundan sonra İnşaat İş olarak faaliyet yürütecek olan işçiler, inşaat iş kolundaki güvencesizliğe, taşerona  karşı mücadelenin adresi oldu.

İnşaat İş Sendikası ilk eylemini resmi başvurunun hemen ertesi gününde yaptığı Esenyurt Belediyesi’nin önünde yaptı. Kuruluş duyurusunu da bu eylemle gerçekleştirdi.

Esenyurt Belediyesi‘nin de ortak olduğu RDS Enerji ve REFORM İnşaat ortaklığının yükselttiği  STAR TOWERS‘ın inşaatında 2 yıl önce çalışıp ücretlerini halen alamayan 24 işçi, dün İnşaat İşçileri Sendikası ile birlikte eylem yaptı. İnşaat İşçileri Sendikası Genel Başkanı Mustafa Akyol yaptığı konuşmada ‘‘Bugün burada iki nedenden dolayı karşınızda bulunuyoruz. Birincisi ‘Dünyayyı biz inşaa ediyoruz, altında biz kalıyoruz. Artık yeter!’ diyerek çıktığımız bu yolda büyük bir adım atarak İnşaat İşçileri Sendikası’nı resmen kurduk! İkincisi Stars TOWERS’da iki yıl önce çalışıp ücretlerini alamayan arkadaşlarımız için buradayız.’’ dedi.  Eylemde okunan basın metni, aynı zamanda sendikanın kuruluşunu da duyuran bir içerikteydi.

Açıklamanın tam metni ise şöyle:

Bugün burada iki nedenden dolayı karşınızda bulunmaktayız. Birinci olarak “Dünyayı biz inşa ediyoruz, altında biz kalıyoruz. ARTIK YETER” diyerek çıktığımız yolda büyük bir adım atarak İnşaat İşçileri Sendikasını (İNŞAAT-İŞ) kurduk!

İkinci olarak STAR TOWERS’da iki yıl önce çalışıp halen ücretlerini alamayan işçi arkadaşlarımızın hakları için buradayız.

Her türlü kuralsızlığın, tam bir barbarlık düzeninin hüküm sürdüğü bir sektördür inşaat sektörü… İki yıldır ücretlerini alamayan işçi arkadaşlarımız, inşaat sektöründe nasıl bir barbarlığın hüküm sürdüğünü anlatmamıza gerek bırakmamaktadırlar. Sendikamız biz inşaat işçilerinin insanca yaşam özleminin ilk adımıdır.

Biz inşaat işçileri bu sendikayı kurduk çünkü, inşaatlarda her gün yaşanan ölümlere artık son vermek istiyoruz ve mücadeleyi seçiyoruz….

Bu sendikayı kurduk çünkü, Adana‘da Barış Ergin gibi çocuk işçilerin inşaatlarda ölmelerini istemiyoruz ve mücadeleyi seçiyoruz.

Bu sendikayı kurduk çünkü, kapitalizmin can damarı sektörlerinden biri olan inşaat sektöründe biz işçilerin sömürülmesine, ezilmesine ve aşağılanmasına son vereceğiz. Başta inşaat sektörü olmak üzere, işçi sınıfının ter döktüğü her alanda inşaat işçileri olarak sınıf kardeşlerimizle beraber kapitalizmin tabutuna son çiviyi çakana kadar mücadele edeceğiz. İnşaat İşçileri Sendikası olarak bu kavgada en önde ve sonuna kadar yer alacağız…

Bu sendikayı kurduk çünkü; biz inşaat işçileri olarak, işçi sınıfının militan, sınıfına güvenen ve sınıf bilincini bir an olsun elden bırakmadan mücadele eden üyeleri olacağız…

Bizleri ulusal ve mezhepsel farklılığımızı öne sürerek ayırmaya, birbirimize düşürmeye çalışan ve birliğimizi bozmaya çalışan şovenizme karşı işçilerin birliği şiarını yükselteceğiz. Çünkü düşmanımız ortak ve kurtuluşumuz da birlikte mücadeleden geçiyor.

Hiçbir sendikal yasanın hükmünün olmadığı inşaat sektöründe sendikamızı kurarak kendi yasamızı sokakta yapacağız. Kuruluşumuzu anlayışımıza uygun olarak sokakta yapıyoruz. Sömürünün, sınıfların ve sınırların olmadığı bir dünyayı kurmak mümkün ve bunu başaracağız…

Basın açıklamamızı Esenyurt Belediyesi’nin önünde yapmamızın nedeni, Esenyurt Belediyesi’nin de ortak olduğu RDS Enerji ve REFORM İnşaat’ta çalışan ve STAR TOWERS’ın inşasında yer alan, yaklaşık 2 yıldır maaşlarını alamayan işçi arkadaşlarımızın yanında olmak istememizdendir. Burada çalışan işçi arkadaşlarımız çalışmalarının karşılığı olarak kendilerine verileceği söylenen maaşlarını almalıdırlar. 2 yıldır işçilere maaşlarının verilmemesini kabul etmiyoruz ve işçi arkadaşlarımız  maaşlarını alana kadar mücadeleyi sürdüreceğiz.

İnşaat işçileri sendikası olarak sömürünün her biçimine karşıyız ve sınıfın bir parçası olarak, sendikamızda örgütlenip  birlikte sömürüyü sonlandırmak için mücadeleyi büyüteceğiz.

Dünyayı biz inşa ediyoruz, yine biz altında kalıyoruz. ARTIK YETER

Kendimiz için sefalet, sermaye için zenginlik üretmeyeceğiz!

Kurtuluş yok tek başına, ya hep beraber ya hiç birimiz!

İnşaat İşçileri Sendikası/ İNŞAAT-İŞ”

Sendika basın açıklamasından sonra işçilerin ücretlerini gasp eden şirket ve sorunun birebir muhatabı olan belediye ile görüşme talebinde bulundu. Görüşme talebinin kabul edilmesiyle, İnşaat-İş yöneticileri, Star TOWERS işçi temsilcisi ve sendika avukatından oluşan bir heyet, firma yetkilileri ve belediye ile görüştü.

Yapılan görüşmede belediye yönetimi işçilerin ücretleri konusunda önce “bizi bağlamıyor” dediğini ancak, sendika yönetiminin işçilerin var olan haklarını hatırlatması ve 39. madde gereğince ödeme yapması gerektiğinde ısrar etmesi üzerine , işçilerin bilgilerini istemek durumunda kaldı.

Görüşme bu şekilde sona ererken, Sendika yönetimi işçilerin bilgilerini Cuma günü belediyeye ileteceğini belirtti.

7 Ağustos 2014

Perşembe, 09 Ekim 2014 07:43

Madencilik koşulları öldürmeye devam ediyor.

Yazan

Devrimci Maden-Sen’in raporuna göre, temmuz ayında madenlerde yaşanan 5 iş kazasında 6 madenci daha yaşamını yitirdi

Soma’da yaşanan maden katliamının üzerinden üç aya yakın zaman geçmişken, yeni iş cinayetlerine davetiye çıkaran koşulların ortadan kaldırılmasına ilişkin yasal düzenlemelerin gerçekleştirilmesi, katliamın sorumlularının yargı önünde hesap vermesi yönünde tatmin edici bir gelişme yaşanmadı.

Adımların atılmaması yeni iş cinayetlerine de yol açtı. Devrimci Maden-Sen’in raporuna göre temmuz ayında 5 iş kazası yaşandı, 6 maden işçisi yaşamını yitirdi, 3 işçi yaralandı.

İşte Temmuz 2014 Maden İş Kazaları Raporu:

  • 9 Temmuz 2014 – Balıkesir’in Marmara Ada’sında özel sektöre ait mermer ocağında üstüne iş makinesi kovası düşen işçilerden Muhittin Tak (29) yaşamını yitirdi. Meydana gelen iş kazasında yaralı olarak kurtulan Hilmi Kaya (34) ise hastaneye kaldırıldı.
  • 11 Temmuz 2014 – Balıkesir’in İvrindi ilçesi Gözlüçayır Mahallesi’nde, özel sektöre ait antimuan maden ocağında meydana gelen göçükte Mehmet Tunç (35) ve Ramazan Baraç (37) yaşamını yitirdi. İşçilerden Ramazan Argun ve İsmail Manay ise göçükten yaralı olarak kurtarıldı.
  • 15 Temmuz 2014 – Zonguldak Kilimli Gelik Beldesi’nde 18 Haziran 2014 tarihinde özel sektöre ait bir ocakta göçük altından yaralı olarak kurtulan Durmuş Kaya (36) yaşamını yitirdi. İşveren tarafından 1,5 yıldır sigortasız çalıştırıldığı bildirilen Durmuş Kaya’nın, göçükten ağır yaralı olarak kurtarıldıktan sonra hastaneye, “yolda bulduk” denilerek  kaydı yapıldığı belirtilmişti.
  • 25 Temmuz 2014 – Muğla’nın Yatağan ilçesi Eskihisar Mahallesi’nde özel sektöre ait maden ocağında, Fahri Aşkın (32)kaynak yaptığı yüksek bölümden düşerek yaşamını yitirdi.
  • 27 Temmuz 2014 – Çorum’un Laçin İlçesi Gökgözler Köyü’nde özel sektöre ait maden ocağında meydana gelen iş kazasında, ekskavatör ustası Burak Kökez (24), yaşamını yitirdi.

 

6 Ağustos 2014

Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Bozoğlu yaptığı açıklamada, “3. Havalimanı 70 gölet ve 8 dereyi kurutacak. 2.5 milyon ağaç katledilmişken yağmur beklemek boşuna” dedi.

3. havalimanı inşaatı nedeniyle İstanbul ’daki göletler denize karışmaya başladı. 70 gölet ve 8 derenin kurutulacağını söyleyen  Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) Çevre Mühendisleri Odası Başkanı Baran Bozoğlu, “2.5 milyon ağaç katledilmişken yağmur beklemek boşuna. Ciddi su krizi yaşanacak” dedi.

Hürriyet ’ten Erdinç Çelikkan’a konuşan Bozoğlu, İstanbul Su ve Kanalizasyon İdaresi’nin (İSKİ) barajlardaki ölçüm oranlarına göre 2005 yılından bu yana ilk kez İstanbul barajlarındaki su seviyesinin yüzde 20’nin altına indiğini belirtti.

“Defalarca bu tehlikeye dikkat çekmiştik, bugün uyarılarımız ne yazık ki tek tek gerçekleşiyor“ diyen Bozoğlu su kriziyle ilgili şu açıklamada bulundu:

“3. Havalimanı projesi 70 gölet ile 8 derenin yok edilmesine neden olacak. Bölgedeki sulak alanlar Trakya’ya, İstanbul’a hayat veren Terkos gibi önemli havzaları besliyor. Kuraklığın temel nedeni az yağmur yağması değil, yanlış yerde yanlış inşaatların, plansız ağaç kesimlerinin, zaten sınırlı olan yağmurların toprakla buluşamadan betonlar üzerinden akarak kanalizasyona, denize karışmasıdır. Sulak Alanların Korunması Yönetmeliği’nde, sulak alanlar bilime, doğa kanunlarına aykırı bir şekilde, ulusal öneme haiz sulak alanlar ve mahalli öneme haiz sulak alanlar gibi iki ana başlığa ayrıldı.”

“Bu yönetmelikle, önemli biyoçeşitliliğe sahip olan, orman alanlarını, endemik türleri, bitkileri barındıran bölgelerde, imar çalışmaları yapılabilecek, rantın, talanın hukuki zemini tamamlanmıştır. Özetle, kavramsal kargaşa yaratılarak, bu sulak alanların önemsiz gösterilmesi sağlandı. Ciddi bir su krizinin bizi beklediği su götürmez bir gerçek olarak karşımıza çıkacak. Terkos Gölü yakınındaki 70 göletin suyu denize boşaltılmaya başladı. Bilimden uzak, ÇED raporları ya hiç istenmeden ya da göz ardı edilerek, oldu bittiyle yürütülen 3. havalimanı ve 3. köprü gibi projeler sonunda İstanbul’u susuz kalmanın sınırına getirdi. Bundan sonra yağacak yağmurların barajları doldurmaya yine faydası olamayacak.”

 

 26 Temmuz 2014

Perşembe, 09 Ekim 2014 07:37

Petkim’de iş bırakma eylemi

Yazan

Petrol-iş sendikası üyeleri Petkim’de bakım işlerinin taşeronlara devredilmesini ve ucuz işçiliği protesto için iş bırakma eylemi yaptı

Petrol-İş sendikasının örgütlü olduğu Petkim işyerinde, bakım gruplarının yaptığı işlerin taşeron firmalara yaptırılması ve işçilerin, sağlık ve iş güvenliğinin tehdit altında olması nedeniyle iş bırakma eylemi yapıldı. İşçiler, 23 Temmuz Çarşamba günü yaptıkları 1 saatlik iş bırakma eylemini dünde devam ettirirken yürüyüşte yaptı.

Petrol-İş Aliağa Şubesi’nin öncülüğünde düzenlenen eyleme 200 kadar işçi katıldı. Petrol-iş Sendikası Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu adına bir açıklama yapan Ahmet Oktay, “Sendikamız ucuz iş gücü ve tasarruf adı altında yapılan bu tür uygulamaları asla kabul etmiyor ve bu problemi ortadan kaldırma adına her türlü mücadelemizi sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.” dedi.

İş bırakıp fabrika ana giriş kapısından çıkarak bir süre yürüyen işçiler sonra basın açıklaması yaptı. Petrol-iş Sendikası Aliağa Şubesi Yönetim Kurulu adına konuşan Ahmet Oktay, şunları söyledi:

“Petrol-iş Sendikası Aliağa Şubesi olarak örgütlü olduğumuz Petkim işyerinde uzun zamandır yaşanan sıkıntıların yetkililerle yapılan tüm görüşmelere rağmen çözülmemesi ve çözüme dönük hiçbir yaklaşımın sergilenmemesi üzerine 1 saatlik iş bırakma eylemi yaptık. Petkim işyerlerimizde bakım gruplarının yaptığı işlerin büyük bir bölümü taşeron firmalara yaptırılmaktadır. Kaldı ki, maden ocaklarından sonra en tehlikeli iş koluna giren Petkim gibi bir işletmede, işlerin taşeron firmalardaki deneyimsiz ve kalifiye olmayan çalışanlara yaptırılması hepimizin sağlığı ve iş güvenliği açısından tehdit unsuru oluşturmaktadır.
Petrol-iş Sendikası olarak, ucuz iş gücü ve tasarruf adı altında yapılan bu tür uygulamaları asla kabul etmiyoruz. İşimize, aşımıza sahip çıkmak ve bu problemleri ortadan kaldırmak adına her türlü mücadelemizi sürdüreceğimizi tüm kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

 

 

25 Temmuz 2014

Kumport yönetimi, Liman-İş’te örgütlenen işçilerden İbrahim Gökdemir’in iş sözleşmesini sendikaya üye olduğu gerekçesiyle feshetti 

Kumport yönetimi, Liman-İş’te örgütlenen Kumport Liman işçilerinin sendikalaşmasının önüne geçmek için sendikaya üye olan işçileri işten atmaya devam ediyor. Liman-İş üyesi İbrahim Gökdemir’in iş sözleşmesi, sendikaya üye olduğu gerekçesiyle Kumport yönetimi tarafından feshedildi.

Kumport yöneticileri sendika üyesi işçileri tek tek kapalı odalara çekerek, zorla e-devlet şifrelerini alıp sendikadan istifaya zorlamıştı. Anayasal suç olan bu uygulamaya karşı sessiz kalmayan İbrahim Gökdemir, Kumport yöneticileri hakkında suç duyurusunda bulunmuştu.

Suç duyurusunun savcılık tarafından kabul edilmesiyle birlikte Gökdemir, üzerindeki baskı arttırılmış, yöneticilerce atanmış bir görevli tarafından Gökdemir tüm gün kayıt altına alınmış, hata yapmaya zorlanmıştı.

Liman-İş Sendikası Basın Birimi, Gökdemir’in iş sözleşmesinin feshedilmesine karşı bir basın açıklaması yayımladı. Açıklamada şu sözlere yer verildi:

“Bir çalışanı sürekli olarak kamera ile kaydetmeye çalışmak kabul edilemez bir uygulamadır. Kumport yönetimi bu uygulamasıyla mobbing(baskı) kavramına yeni bir içerik kazandırmayı başarmıştır. Üyemiz tüm baskı ve yıldırma politikalarına karşı soğuk kanlılığını koruyarak direnmiş, ekmeğine sahip çıkmıştır. Tüm bu yöntemlerle sendikamızı engelleyemeyen Kumport yönetimi son çare olarak üyemizi İş Kanunu’nun 25/II maddesine dayanarak işten çıkarmıştır. Ancak bu işten çıkarmanın sebebinin sendikamız üyesi işçilerin kararlı mücadelesi olduğu açıktır.

Uyguladığı yıldırma politikalarından sonuç alamayan Kumport yönetimi çareyi üyelerimizi işten çıkartmakta buluyor.

Kumport Genel Müdürü Özgür Soy’u açıkça uyarıyoruz. Sendikal örgütlenmeyi önlemeye yönelik çabaları sonuç vermeyecektir. Özgür Soy, sendikamızla mücadele edeceğine, limandaki işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerine odaklanmalıdır. Türkiye’nin en tehlikeli çalışma şartlarına sahip olan Kumport Limanı’nda çalışanlar her gün ölümle burun buruna gelmekte, ölümün kıyısında yaşamaktadır. Sendika olarak tüm uyarılarımıza rağmen gerekli önlemler alınmamakta, yeni can kayıplarının önü açılmaktadır.

Kumport yönetimi bilsin ki tüm baskılara, işten atmalara göğüs gerecek ve mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz. Ekmeğimize, alın terimize sahip çıkmaktan vazgeçmeyeceğiz.”

19 Temmuz 2014

Sayfa 4 / 7

29 ARALIK 2015 GREVİ SAVUNMA ÖRNEĞİ (Üye Olanlar için)

29 ARALIK 2015 GREVİ SAVUNMA ÖRNEĞİ (Üye olmayanlar için)

 12-13 EKİM SAVUNMA ÖRNEĞİ | ÜYELERİMİZ İÇİN SAVUNMA ÖRNEĞİ - İNDİRMEK TIKLAYINIZ

12-13 EKİM SAVUNMA ÖRNEĞİ |  ÜYE OLMAYANLAR İÇİN SAVUNMA ÖRNEĞİ - İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

BTS KADIN KOMİSYONU'NDAN

BT|S| YAYINLAR