Salı, 15 Temmuz 2014 08:53

Silikozis bir işçiyi daha öldürdü

Yazan

Silikozis hastası olan ve 8 yıldır yaşam mücadelesi veren 28 yaşındaki kot taşlama işçisi Murat Sevgial hayatını kaybetti.

İstanbul’da kot taşlama atölyesinde çalışırken akciğer solunum hastalığı silikozise yakalanan ve 8 yıldır yaşam mücadelesi veren 28 yaşındaki Murat Sevgial yaşamını yitirdi. Üç çocuk babası son yolculuğuna uğurlandı. Cenaze törenine Sevgial’ın ailesi ve yakınları katıldı.

Cenazede konuşan Murat Sevgial’ın ağabeyi Ergül Sevgial, “Kaybettiğim silikozis hastası kardeşimin dışında iki tane daha aynı hastalığa yakalanan kardeşim var. Aynı meslek grubunda çalışan kardeşlerimiz var” dedi. Sevgial, cumhurbaşkanını, başbakanı ve Sağlık Bakanı’nı duyarlı olmaya çağırdı.

Kot taşlama işinde çalışan ve silikozis hastası olan Faruk Kaya da işe girmeden önce sağlıklı olduklarını ama şimdi ise iki adım atamadıklarını, kendi sonlarının da Sevgial gibi olacağını belirtti.

Sevgial’ın cenazesi Habipler Yayla Mezarlığı’nda toprağa verildi.

Sendika.Org

Pazartesi, 14 Nisan 2014 13:04

Greif İşçilerine Polis Saldırısı

Yazan

Greif’in Hadımköy’deki fabrikasını işgal eden ve 60 gündür direnişlerini sürdüren işçilere, 10 Nisan sabahı 06.00 sularında polis saldırısı gerçekleştirildi. DİSK/Tekstil Sendikası’nın örgütlü olduğu fabrikada işçiler, taşeronlaştırmaya, düşük ücretlere ve uzun çalışma saatlerine karşı işgal direnişi başlatmış ve taleplerinin kabul edilmesini istemişlerdi. İşçilerin taleplerini kabul etmeye yanaşmayan ABD menşeli fabrikanın yönetimi, direnişin 60. günü sabahında polisi devreye sokarak işçilere saldırdı.

İşçilere sert bir şekilde müdahale eden yüzlerce polis ve jandarma, birçok işçiyi ağır bir şekilde yaraladı. Daha sonra ise 91 işçiyi gözaltına aldı. Polisin saldırısına direnen 12 işçi ise fabrikanın çatısına çıkarak direnişlerini sürdürdüler.

Polis müdahalesinin duyulmasıyla demokratik kitle örgütlerinden ve sendikalardan temsilciler Greif önünde toplanmaya başladı. Sabah 08.00 civarında fabrikaya giden DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, işçilerle görüşerek taleplerini dinledi. Çatıdaki işçiler arkadaşlarının serbest bırakılmasını, taleplerinin kabul edilmesini istediler. Ancak işçilerin taleplerine bir yanıt verilmediği gibi, patronla işbirliği yapan polis, işçilerin direnişini kırmak amacıyla çatıdaki işçilere su, yiyecek ve giyecek gönderilmesine de izin vermedi. Çatıdaki işçiler, soğuk havaya ve tüm zorluklara rağmen gözaltına alınan arkadaşları serbest bırakılıp gelene kadar çatıdan inmediler.

Direniş sürerken fabrika önüne HDP Milletvekili Levent Tüzel geldi. İşçilerle görüşen Tüzel, işçilerin taleplerini aktarırken işçilere su benzeri ihtiyaçlarının verilmemesini de kınadı. Saat 14.30’da ise DİSK Genel Başkanı Kani Beko ve konfederasyon yöneticileri ile KESK Genel Başkanı Lami Özgen işçileri ziyaret ettiler. Beko, işçilerle görüştükten sonra bir açıklama yaptı. Dışarıda toplanan kitle ve işçilerin “kahrolsun sendika ağaları” sloganı atması üzerine Beko, “işçilerin tepkisini anlıyoruz, biz fabrika kapanmadan sorunu çözmeye çalışıyoruz, işçiler isterse Hollanda’ya, ABD’ye bile gideriz” ifadelerini kullandı. İşçiler ise özellikle Tekstil Sendikası Genel Başkanı Rıdvan Budak’ı hedef alarak eleştirdiler.

Greif yönetimiyle görüşeceklerini ifade eden Beko ve DİSK yöneticileri fabrikadan ayrıldılar. İlerleyen saatlerde gözaltına alınan işçilerin tamamı serbest bırakıldı ve işçiler fabrikaya geri döndüler. İşyeri önüne gelen işçiler polis kuşatmasını sloganlarla protesto ettiler. Gözaltına alınan işçilerin serbest bırakılmasının ardından çatıda direnişlerini sürdüren işçiler direnişlerini bitirme kararı aldılar. Ancak çatıdan inen 12 işçiyi polis gözaltına alarak karakola götürdü.

Diğer işçiler ise gecenin soğuğuna rağmen fabrika önünde bekleyişlerini sürdürdüler. Greif yönetimi ve taşeronlar 11 Nisan sabahından itibaren fabrikaya girerken, işçiler de hakları için fabrika önünde direnişlerini sürdürüyorlar.

Pazartesi, 14 Nisan 2014 12:53

Greif İşçileri Fabrikayı İşgal Ettiler

Yazan

Esenyurt-Hadımköy ve Ümraniye-Dudullu’da kurulu Greif (Sunjüt) çuval fabrikasında bin 500 işçi çalışıyor. Fakat fabrikada tam 44 ayrı taşeron firma bulunuyor ve bin işçi bu firmalara dağıtılmış durumda.

Greif işçilerinin üyesi olduğu DİSK Tekstil İşçileri Sendikası ile işveren arasında 10 Şubatta, toplu sözleşme görüşmeleri kapsamında bir toplantı gerçekleştirildi. Fakat 66 maddelik toplu iş sözleşmesinin 10 maddesinde anlaşma sağlanamadı. Taşeronluk sisteminin kaldırılması, yılda 4 ikramiye verilmesi ve maaşlarda %30 zam taleplerinin kabul edilmemesi, işçilere kölelik koşullarının dayatılması nedeniyle yaklaşık 500 işçi, 10 Şubatta fabrikayı işgal ettiler. İşçilerin fabrikayı işgal etmeleri üzerine DİSK/Tekstil’in resmi sitesinde, “Sendikamızın yetkili kurullarının bilgisi dışında meydana gelen söz konusu eylemin nedeni ve amacı konusunda yeterli bilgi henüz alınamamıştır” ifadelerinin yer aldığı bir açıklama yayınladı. Açıklama işçileri öfkelendirdi.

Fabrika işgali 11 Şubatta devam etti ve işçiler fabrika bahçesinde bir basın açıklaması gerçekleştirdiler. Fabrika bahçesinde toplanan işçiler “Direne Direne Kazanacağız”, “Kahrolsun Ücretli Kölelik Düzeni”, “Greif İşçisi Direnişin Simgesi”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “İşçilerin Birliği Sermayeyi Yenecek!” sloganlarını attılar. Basın açıklamasını işçi temsilcisi Ferhat Alsaç yaptı. Alsaç, mücadeleye başlama nedenlerini aktardı. Tüm çalışan arkadaşlarının kadroya geçirilmesini, ücretlerinin yükseltilmesini ve sosyal haklara sahip olmalarını talep ettiklerini ifade etti. Biz Greif işçilerinin zincirlerimizden başka kaybedecek bir şeyimiz yok. Zafer bizim olacak. Zafer tüm işçi sınıfının olacak.” açıklamasının ardından “Kurtuluş Yok Tek Başına Ya Hep Beraber Ya Hiç Birimiz!” sloganıyla sonlandı

Muğla Yatağan’daki termik santral ve kömür ocaklarının özelleştirilmesine karşı işçiler aylardır mücadele ediyorlar. Hükümet, tepkiler üzerine Yatağan Termik Santrali özelleştirmesini 2 ay erteledi, ancak işçiler ihalenin ertelenmesini değil özelleştirmenin iptal edilmesini talep ediyorlar. Yatağan işçileri, bu taleple Ankara’ya gitmek üzere yola çıktılar. Ancak 23 Ocakta, saat 16.00’da bir araya gelen ve Ankara’ya gitmek üzere otobüslerle Yatağan’dan hareket etmek isteyen işçiler, polis engeliyle karşılaştılar.

Yatağan Termik Santrali önünde toplanan işçiler,  “Bu Daha Başlangıç Mücadeleye Devam”, “Ölüm Olsa Sonumuz, Ankara Yolumuz”, “İş Ekmek Yoksa Barış da Yok”, “Her Yer Rüşvet Her Yer Yolsuzluk!” sloganları eşliğinde Yatağan merkezine doğru yürüdüler. Otobüslerle Muğla’nın Yatağan ilçesinden hareket eden işçilerin önü Muğla girişinde polisler tarafından TOMA’larla kesildi. Polisin araçlarla geçişe izin vermemesi üzerine işçiler, otobüslerden inerek Ankara’ya doğru yürüyüşe geçtiler. Ancak İçişleri Bakanı’nın talimatıyla Ankara’ya gitmeleri engellenen işçiler, gece yürüyerek geri dönmek zorunda kaldılar. Açıklama yapan Türkiye Maden-İş ve Tes-İş Sendika Şube yöneticileri AKP’yi ve polisi protesto ettiler.

Yatağan işçilerinin Ankara’ya yürümesi engellenirken, Türk-İş’e bağlı sendika üyesi işçiler Ankara’da bir eylem yaparak sınıf dayanışmasını yükselttiler. İşçiler, Toros sokakta toplanarak Özelleştirme İdaresi Başkanlığı önüne yürüdüler, özelleştirmeyi ve AKP’yi protesto ettiler. Türk-İş, DİSK, KESK ve Kamu-Sen yöneticileri eyleme katılarak destek verdiler. Eylemde, “Yatağan İşçisi Yalnız Değildir”, “Yaşasın Sınıf Dayanışması”, “Ankara Ankara Duy Sesimizi Bu Gelen İşçinin Ayak Sesleri”, “Direne Direne Kazanacağız” sloganları atıldı.

Türk-İş Genel Başkanı Ergün Atalay, yaptığı konuşmada işçilerin 6 aydır Yatağan’da direnişte olduğunu ifade etti. Atalay, “Bu sorunu halletmek zorundayız. Yatağan’ın özelleştirilmesini bu hükümete yaptırmayız, yaptırmayacağız. Bunu bizim önümüze getirenlerden 30 Martta hesap soracağız” dedi.

Daha sonra Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Nurettin Akçul, Maden-İş ve Tes-İş adına açıklama yaptı.  Akçul, Yatağan işçilerinin Ankara’ya gelmelerinin engellenmesinin seyahat hakkının engellenmesi olduğunu ifade etti. Akçul, özelleştirme ihalesinin ertelenmesini değil, iptal edilmesini istediklerini söyledi.

AKP’li İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın aile şirketi olan Saray Muhallebicisi’nde haklarını aradıkları için işten atılan işçiler Dev Turizm İş sendikası öncülüğünde Osmanbey Saray Muhallebicisi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

DİSK Genel Merkezi önünde buluşan işçiler yolu kapatarak Saray Muhallebicisi önüne yürüdü.

İşçiler yürüyüş sırasında “Hak yiyenin muhallebisi yenmez”, “Zafer direnen emekçilerin olacak”, “Saray işçisi yalnız değildir”, “İnadına sendika inadına DİSK” diye slogan attı.

İşçilerin eylemine ÖDP, TKP, EHP ve Mücadele Birliği üye ve yöneticileri destek verdi. ÖDP Şişli Belediye Meclis Üyesi adayı Burak Cop ile TKP Şişli Meclis Üyesi adayı Nevzat Evrim Önal da eyleme destek verenler arasındaydı.

İşten atılan işçilerden Abdullah Güler, İhsan Omulmaz ve Selahattin Çelik yaşadıkları süreci anlattı. Sendika adına önce eğitim ve örgütlenme uzmanı Kamil Kartal söz aldı. Ardından basın açıklamasını İstanbul Bölge Temsilcisi Ali Karabudak okudu.

Saray işçilerinin basın açıklamasının tam metni:

AKP eliyle yürütülen neoliberal politikalar sermayeye daha fazla kar kazandırırken işçi sınıfını açlığa, yoksulluğa itiyor. Güvencesiz, taşeron ve kayıt dışı çalışmanın genel çalışma haline dönüştürüldüğü bir dönemde işçi sınıfı haklarını almak için sokaktan ve direnmekten başka çareleri olmadığını da biliyor. AKP dönemi ile birlikte haksız kazançlar ile zenginleşen sermaye sınıfı esasında bizlerin alın teri, emeği ve gözyaşı üzerinden büyüyor. Bunu biliyoruz ve hesabını soruyoruz.

Tüm işkollarında yaşanan bu baskı ve zorbalık bu kez bizim işkolumuzda da yaşanıyor. Hepimizin yakından tanıdığı kentin yağmalanmasında ve sermayeye peşkeş çekilmesinde rol oynayan AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş bu defa da sahibi olduğu Saray muhallebicilerinde işçi kıyımı yapıyor.

Çalışanların ücretlerini asgari ücret üzerinden gösterip SGK ve vergi farklarını cebine atan Saray işvereni üzerine bir de 15-16 saat insanlık dışı koşullarda çalıştırdığı işçilerin fazla mesai ücretleri de ödemiyor.

8 Kasım 2013 tarihinde AKP’li Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ve ailesinin sahibi olduğu Saray Muhallebicileri işletmesinden 14 işçi arkadaşımız yasal haklarını istedikleri için işten çıkarıldılar.

Bunun üzerine haklarını aramak için Saray Muhallebicisi’ne dava açan 14 arkadaşımızın, bir yandan gittikleri her yeni iş başvurusunda Saray Muhallebicisi’nin önden uyarı göndermesi ile iş başvuruları reddedildi, öte yandan çeşitli yöntemler kullanılarak davalarını geri çekmeleri istendi. Ama bu 14 işçi arkadaşımız haklarını sonuna kadar aramak için bir an bile tereddüt etmedi.

Aynı zamanda sendikamız üyesi de olan 14 işçi arkadaşımız sendikaları, Devrimci Turizm İş ile birlikte hak arama mücadelelerine sokakta da devam ediyorlar.

İlk olarak 16 Mart 2014 tarihinde Beyoğlu İstiklal Caddesi’nde bulunan Saray muhallebicisi önünde basın açıklaması gerçekleştirdik. İşten atılan arkadaşlarımızın işe geri alınmaları, hali hazırda sendikalı olan ve çalışan diğer işçi arkadaşlarımızın haklarının verilmesi gerektiğini ifade ettik. Haklarımızı alana kadar eylemlerimize devam edeceğimizi söyledik ve söz verdik. Biz bu işyerinde örgütleneceğiz dedik ve Saray muhallebicisi çalışanlarını bu süreçte haklarına sahip çıkmaya ve sendikamıza üye olmayan arkadaşlarımızı üye olmaya bir kez daha davet ediyoruz.

ATILAN İŞÇİLER İŞE GERİ ALINSIN!

BÜTÜN HAKLARI VERİLSİN!

KÖLECE ÇALIŞMA KOŞULLARINA SON!

Buradan kul hakkı yemediklerini, işçinin alınteri kurumadan emeğinin hakkını verdiklerini iddia edenlere de sesleniyoruz:

Saray işçisinin günde 15 saat döktüğü alınteri değil mi?

Saray işçisine reva gördüğünüz üç kuruş onların emeğinin gerçek karşılığı mı?

Kadir Topbaş ve Saray Muhallebicisi işverenleri, karşılığını vermeden saatlerce emeğini aldığınız bu insanlar sizin köleniz mi ki, hiçbir yasal haklarını vermeden kapının önüne koyuyorsunuz?

Devrimci Turizm İş olarak Saray işçilerinin haklı mücadelelerinin takipçisi olacağız.

SARAY İŞÇİSİ YALNIZ DEĞİLDİR.

Devrimci Turizm İş olarak buradan bir kez daha ilan ediyoruz ki:

Ülkemizin en karlı işkollarından birisi olan turizm işkolunda, çalışanlara reva görülen kölece çalışma koşullarını kabul etmiyoruz.

Bu kölece çalışma koşularının değiştirilmesi için otel, lokanta, turizm acentası, kafe bar, kahvehane, hamam, spor kompleksi, kantin vb işyerlerinde çalışan bütün arkadaşlarımızı Devrimci Turizm İş’te örgütlenmeye ve mücadele etmeye çağırıyoruz.

KAHROLSUN KÖLECE ÇALIŞMA KOŞULLARI

YAŞASIN SARAY İŞÇİLERİNİN ONURLU MÜCADELESİ

YAŞASIN DEVRİMCİ TURİZM İŞ

 

24 Mart 2014

Kaynak: toplumsal.org

Goldaş işçileri her hafta yaptıkları gibi 16 Mart’ta Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda buluşarak Florya’ya Hasan ve Sedat Yalınkaya’ların evlerinin önüne yürüdü. “İşçiyiz, haklıyız, kazanacağız” sloganları atan işçiler yaptıkları basın açıklamasında “Emeğimiz, alınterimiz onurumuzdur Haklarımızı yedirmeyeceğiz. Haklarımızı alana kadar hak düşmanlarının peşini bırakmayacağız’ dedi.

18 Mart 2014

Sendika.Org

DİSK Nakliyat-İş, başta İstanbul olmak üzere PTT Dağıtım ve Kargo taşeronlarında örgütlenmeye ve mücadeleye devam ediyor. PTT Beylikdüzü Merkez Dağıtım Kargo’da taşeronda çalışan Nakliyat-İş üyesi işçiler, 12 Mart’ta sabah saatlerinden itibaren geçmişte ödenmeyen ücretler ve keyfi sözleşmelerin dayatmalarına karşı iş bıraktı.

İşçiler, Uzmanlar Taşımacılık adına çalışırken, 1 Mart 2014’ten itibaren ihaleyi Asgün Turizm adlı taşeron şirket aldı. 2013 döneminden kalan ücret alacaklarını bir yıldan bu yana ödemeyen Asgün Turizm’in ihaleyi alması üzerine işçiler, geçmişte ödenmeye ücretlerin ödenmesi ve yasalara aykırı olarak düzenlenen sözleşmelerin geri çekilmesi talebiyle eyleme gitti, iş bıraktı.

Yapılan iş bırakma eylemi sonucu Nakliyat-İş Sendikası, taşeron şirket ile PTT Müdürlüğü yetkilileri ile bir dizi görüşme gerçekleştirdi ve akşam saatlerinde geçmiş dönemde ödenmeyen ücretlerin tamamı ödendi. Sözleşmeler ise hukuka uygun hale getirildikten sora imzalandı.

Bir kazanım da Kadıköy’de
13 Mart’ta ise bu defa PTT Kadıköy Dağıtım Kargo’da taşeronda çalışan Nakliyat-İş üyesi motorlu kuryeler, ödenmeyen ücretleri ve sözleşme dayatmasını kabul etmeyerek iş bıraktı. PTT İşyeri Müdürü ile taşeron şirket yetkilileri “İşine gelen çalışır, işine gelmeyen gider” diyerek işçilere tehditler savurdu fakat işçiler geri adım atmadı.

Akşam saatlerinde sendika yetkililerinin yaptıkları görüşmeler sonucunda PTT ve taşeron şirket, işçilerin taleplerinin tümünü kabul etmek zorunda kaldı. Ödenmeyen ücretler ödenirken, motorlu kuryelere ödenen bakım-yakıt ücretlerinin de sözleşmede yer alması ve sözleşmenin hukuki kurallar çerçevesinde düzenlenmesi sağlandı.

Nakliyat-İş Sendikası, PTT Dağıtım-Kargo taşeronlarında yıllardır hakları gasp edilen işçilerin örgütlü mücadelelerinde yanlarında olmayı sürdüreceklerini açıkladı.

14 Mart 2014

Sendika.Org

Migros USGRUP bünyesinde çalışan 6 işçi daha işten atıldı. İşten çıkarılanların sayısı 50 oldu. Bir kısım işçinin işe iade davasının dünkü (6 Mart) duruşması bitiminde Kartal Adliyesi önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Dava 7 Mayıs’a ertelendi.

Depo, Antrepo, Gemi Yapımı ve Deniz Taşımacılığı Sendikası DGD-Sen’e üye oldukları için çıkarılan 50 işçi için yapılan basın açıklamasında “Şimdi ülkeyi yönetenlere sesleniyoruz, sendikalaşmayı hak olarak gösteren bu yasaları ne diye çıkardınız?” diye soruldu.

“Üst grup” adı altında yeni getirilen taşerona da itirazlarını yükselten işçiler, “Migros’un patronları şunu iyi bilmelidir; araya ne kadar taşeron koyarlarsa koysunlar, Migros depolarda çalışan bütün işçiler örgütlenene kadar, depo antrepo sektöründe çalışan ve sendikasız olan tek işçi kalana kadar mücadelemiz sürecek” dedi.

7 Mart 2014

Sendika.Org

GF-Hakan Plastik Şirketi’nin Çerkezköy’de kurulu fabrikasında sendikalı işçi kıyımı yaşanıyor. 28 Şubat’ta Lastik İş’e üye 16 işçi işten çıkarıldı.

İşçiler işlerine geri dönmek, sendika haklarına sahip çıkmak için 3 Mart Pazartesi günü itibariyle fabrika önünde nöbet tutmaya başlayacaklar. Pazartesi 12.00′de yine fabrika önünde bir basın açıklaması düzenlenecek.

İşçilerin çağrı metni şöyle:

Biz, GF-Hakan Plastik’te (Georg Fischer-Hakan Plastik) çalışırken işten çıkartılan işçileriz. Senelerdir emek verdiğimiz bu işyerinde çalışma koşullarımız şöyle idi: 

-         12 saatlik iş günü

-         Düşük ücret ve düşük zam

-         Yoğun iş temposu

-         Amir ve müdürlerin yoğun iş baskısı ve işten çıkarma tehditleri

-         Var olan haklarımızın gasp edilmesi

-         Sağlıksız iş koşulları

-         Yeterli derecede iş güvenliği olmayan çalışma ortamı

-         Taleplerimizin karşılık bulmaması ve muhatap alınmamamız 

Bu koşullardan dolayı GF-Hakan Plastik işçileri olarak bir sendika çalışması başlattık ve Lastik-İş sendikasına üye olduk. Yürüttüğümüz bu sendikal çalışma sonucunda, işveren tarafından hiçbir sebep gösterilmeksizin işten çıkartıldık. Şu an itibariyle 16 olan sayımızın daha da artacağından endişe duyuyoruz. 

Pes etmeye niyetli değiliz. İşten çıkarılan işçiler olarak işimizi geri almaya kararlıyız. 3 Mart Pazartesi günü saat 10:00’dan itibaren tüm gün fabrikanın önünde olacağız ve 12:00’da da basın açıklamamızı yapacağız. 

Sizleri de bu onurlu mücadelemizde yanımızda görmek istiyoruz.

Saygılarımızla 

Fabrika Adresi:          GF-Hakan Plastik

                                    Gaziosmanpaşa mahallesi

                                    OSB – 3. cadde Çerkezköy

İzmir Çiğli’deki Organize Sanayi Bölgesi’nde elektrik sayaçları üreten Luna Elektronik fabrikasında Birleşik Metal-İş üyesi oldukları için 15 işçi işten atıldı. İşçi arkadaşlarının işten atılmasına tepki gösteren Luna Elektronik ve taşeron şirket Ar Elektronik’te çalışan yaklaşık 200 işçi ise fabrika önünde eylem yaptı.

İşçilerin, sendikalaşma faaliyetlerine yönelik saldırılara karşı birleşmesi üzerine Luna Elektronik şirketinin sahibi “Hepinizi işten atıyorum” dedi ve işçilerin fabrikaya girişini engelledi.

Bunun üzerine iki vardiyadaki tüm işçiler birleşerek hep birlikte direnişe geçti. Direnişte konuşan Birleşik Metal-İş İzmir Şubesi’nden Ali Çeltek şirket patronuna işçileri işe alma ve iş barışı alma çağrısı yaptı.

İşçilerin fabrika önünde direnişi sürüyor.

Sendika.Org

Sayfa 5 / 7

29 ARALIK 2015 GREVİ SAVUNMA ÖRNEĞİ (Üye Olanlar için)

29 ARALIK 2015 GREVİ SAVUNMA ÖRNEĞİ (Üye olmayanlar için)

 12-13 EKİM SAVUNMA ÖRNEĞİ | ÜYELERİMİZ İÇİN SAVUNMA ÖRNEĞİ - İNDİRMEK TIKLAYINIZ

12-13 EKİM SAVUNMA ÖRNEĞİ |  ÜYE OLMAYANLAR İÇİN SAVUNMA ÖRNEĞİ - İNDİRMEK İÇİN TIKLAYINIZ

 

BTS KADIN KOMİSYONU'NDAN

BT|S| YAYINLAR