BASINA VE KAMUOYUNA


<< Önceki Sayfa

 

 

 

26 OCAK 2008
BASINA VE KAMUOYUNA

HENÜZ VAKİT VARKEN YÜZYILIN PROJESİ “MARMARAY” YÜZYILIN YANLIŞINA DÖNMESİN.
Değerli basın mensupları,
Ulaşım hakkı bütün hakları tamamlayan bir haktır. Başta yaşam, sağlık, seyahat, bilgi edinme ve haber alma hakkı olmak üzere diğer tüm hakların kullanımı ancak ve ancak halk için ve ülke ihtiyaçları üzerinden tasarlanan kar mantığından uzak kamusal bir ulaşım anlayışıyla mümkündür.
Ulaşım aynı zamanda bir toplumun gelişmişlik düzeyi ve yönetim felsefesinin de göstergesidir. Günde ortalama 20 vatandaşımızın trafik kazalarında hayatını kaybettiği bir ülkede ve 20 dakikalık bir yağmur sonucu hayatın felç olduğu bir şehirde sağlıklı bir ulaşımdan ve bütünlüklü bir ulaşım politikasından bahsetmek mümkün değildir.  
Değerli basın mensupları,
Tüm dünyada olduğu üzere küresel emperyalist politikalardan etkilenen ülkemizde de merkezi hükümet ve yerel yönetimlerin bu küresel emperyalist politikalara eklemlenen sermaye yanlısı tutumları, aldıkları hızlı göçlerle kuralsız büyüyen ve taşıdığı sorunlar nedeniyle yaşanamaz hale gelen metropoller (köy kentler) oluşturmuştur.
Ülkemizin en büyük metropolü olan İstanbul aynı zamanda ülkenin en önemli sorun kaynağıdır. Ve bu sorun Türkiye’nin dengesiz gelişme modeline dayanmaktadır. Diğer bölgelerin sorunları İstanbul’a göçü arttırmakta bu da ülkenin genel sorunlarını tetikleyerek derinleştirmekte ve bir kısır döngü yaratmaktadır. Bu modeli değiştirecek bir ulusal eylem planı hazırlanmadığı sürece kalıcı sağlıklı bir yapı oluşturulamayacaktır.
Kuralsızlık, çözüm arayışlarının da belirgin özelliği olarak gözlenmektedir. İstanbul’un ulaşım sorunu özelinde lastik tekerlekli araçlara yönelik olarak yapılmak istenen 2.boğaz tüp geçişi, 3. köprü, tepelerin altından geçecek karayolu tünelleri ve dayatıldığı şekliyle Marmaray bu kuralsızlığın temel ispatı niteliğindedir.
Gündeme geldiği dönemde temel amacı Avrupa ile Asya arasında demiryolu sisteminin kesintisiz erişimini sağlamak olan MARMARAY projesi; bu günkü haliyle daraltılarak sadece kent içi ulaşım sorununun çözümü olarak gösterilen bir niteliğe bürünmüştür.
Bu nedenle her türlü propagandalarına karşın bu günkü haliyle Marmaray projesi İstanbul’un Şehir İçi Ulaşımının çözümü olamayacağı açıktır. Nüfus yoğunluğunun kuzeyde olması nedeniyle bu proje İstanbul’un Şehir İçi Ulaşımına çözümde yetersiz kalacaktır.

 

Marmaray projesi, demiryolu sektörü içerisinde bugün yürütülen ve/veya yürütüldüğü iddia edilen sürat demiryolu, kombine taşımacılık, lojistik köyleri vb. pek çok projenin olmazsa olmaz bir parçasıdır.
Dayatıldığı haliyle Marmaray projesi, raylı sistem bağlantısının kesilmesi nedeniyle demiryolu ulaşımında meydana gelecek zafiyetten faydalanarak TCDD taşınmazlarının yağmalanmasına gerekçe hazırlanmasının projesidir. Haydarpaşa’nın halka ve trenlere kapatılması projesidir.
Çözüm; projenin Avrupa ile Asya arasında demiryolu sistemi üzerinde kesintisiz uluslar arası ve şehirlerarası yolcu-yük trafiğinin sağlanması ve kapasitesi ölçüsünde de İstanbul kent içi ulaşımına katkı sunması, bir başka deyişle demiryolu ulaştırması ağırlıklı olarak ilk tasarımına uygun şekilde yürütülmesi ve sonuçlandırılmasıdır.
151 yıllık tarihi ve yarattığı bilgi birikimi ile demiryolu işletmeciliğinde söz söyleme yeterliliği ulusal demiryolu kuruluşunun olmalıdır. TCDD’nin olmalıdır.
Başta İstanbul olmak üzere ülke sorunlarına kalıcı çözümler üretmek amacıyla hazırlanmış olan Marmaray projesi bugünkü haliyle çalışanların, kurumların, ülkenin ve ülkemiz insanının uzağına düşmüş durumdadır. Proje, İstanbul’un sunulacağı yeni sahiplerinin, çıkar ve isteklerine uygun olarak yürütülmektedir. İETT Garajı, AKM, Muhsin Ertuğrul Sahnesi satışlarının bir benzeri Marmaray projesi bahane edilerek başta (Canac raporlarına uygun bir şekilde) Haydarpaşa Gar ve limanı sahası olmak üzere demiryolu güzergahlarındaki demiryolu arazileri için de gerçekleştirilmek istenmektedir. Bu nedenle

  • Projenin bu halinde HALK yoktur. Her gün en az 130 bin yolcunun mağdur olması vardır.
  • Projenin bu halinde Demokratik Kitle Örgütleri, TCDD ve BİLİM yoktur. Popülizm vardır. “Ben yaptım, ettim anlayışı” vardır.
  • Sonuç olarak Projenin bu halinde İSTANBUL’lu  ise  hiç yoktur.

Proje bu haliyle IMF projesidir. İMP (İstanbul Metropoliten Planlama Bürosu) projesidir. Kamu kurumlarının tasfiyesi projesidir. Otel, motel, kongre merkezi projesidir. Küresel emperyalizmin, paranın ve Büyük Ortadoğu masalının projesidir.


NE İMF, NE İMP! HALK İÇİN ULAŞIM !

 

Yunus AKIL
Genel Başkan

 

 

 

<< Önceki Sayfa
a