BASINA VE KAMUOYUNA


<< Önceki Sayfa


BASINA VE KAMUOYUNA

HIZLANDIRILMIŞ İADEYİ İTİBAR, HIZLANDIRILMIŞ  İDARİ CEZA!

 

Bilindiği gibi 22 Temmuz 2004 tarihinde toplumu derinden etkileyen ve tüm uyarılara rağmen ısrarla sefere konulan ve kaldırılmayan “Hızlandırılmış Tren“ Pamukova yakınlarında raydan çıktı. Faciada 41 yurttaşımız  yaşamını yitirdi, 100’e yakın yurttaşımız yaralandı.

Kamuoyunda büyük bir infial yaratan facia sonucu TCDD Genel Müdürü görevden alındı ve kamuoyunun büyük baskısıyla yargılanması için izin verildi. Ancak geçtiğimiz günlerde TCDD eski Genel Müdürü Süleyman KARAMAN’ın  Pamukova faciası nedeniyle yargılanması için verilen izin, Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından iptal edildi. Yani Süleyman KARAMAN yargılanamayacak.

Facia nedeniyle açılan kamu davasında ortaya konan ve mahkemece kabul edilen  raporların neredeyse hepsinde ya en az 4/8 oranında ya da tamamen kusurlu yani sorumlu görülen TCDD yönetimi dolayısı ile yönetimin başı eski Genel Müdür Süleyman KARAMAN, Ankara Bölge İdare Mahkemesi tarafından alınan karar ile ne yazık ki yargılanamayacak.

Diğer yandan bilirkişi raporlarının kazanın hızdan olmadığını açıkça belirtmesine rağmen, aşırı hız gerekçesine sığınılarak yürütülen tahkikat sonucunda, TCDD Personel Yönetmeliğinin 102/a bendi uyarınca TCDD Yüksek Disiplin Kurulu verdiği 31/12/2004 tarihli kararı, TCDD Yönetim Kurulunun 16/03/2005 tarihli kararı ile onaylaması sonucunda; Pamukova faciasının makinistleri olan Fikret KARABULUT ile Recep SÖNMEZ İŞTEN ATILDI. TCDD Personel Yönetmeliğinin ilgili maddesinde bu konu; “ihmal, dikkatsizlik, yetkisizlik veya mevzuata uymazlık neticesi önemli bir kazaya sebebiyet vermek” olarak tanımlanmaktadır. 

Halbuki bilirkişi raporları kazada ihmal ve dikkatsizliği olan en büyük tarafı TCDD Yönetimi olarak göstermekteydi. Ancak, devam eden davada, davaya sunulan bilirkişi raporların bazısında; kusuru TCDD Yönetiminden daha az gözüken, yada hiç kusurlu gösterilmeyen makinist arkadaşlarımızın, üstelik de, dava sürerken işten atılması, kamuoyu vicdanını sarsmaktadır ve kabul edilemez.

TCDD eski Genel Müdürü Süleyman KARAMAN’ın yargılama iznini iptal edilen mahkeme sürecince de, ilginç gelişmeler yaşanmıştır;

  1. Görevden alınmasına rağmen Boşalan TCDD Genel Müdürlüğü vekaleten yürütülmektedir. Asaleten atama yapılmamıştır. Belki de geri döndürülmesi düşünülmüştür diye midir, bunu merak ediyoruz.
  2. Süleyman KARAMAN görevden alınmasına rağmen 2 ay içinde boşaltması gereken TCDD lojmanında hala oturmaktadır.
  3. Bir yandan Ulaştırma Bakanı Cumhuriyet Savcılarına soruşturma izni verirken, diğer yandan Bakanın emrinde olduğu şüphesiz olan Ulaştırma Bakanlığı müfettişlerine ön inceleme yaptırarak Ankara  Cumhuriyet Başsavcılığına soruşturmaya gerek olmadığı raporunu verdirmesi ve Ulaştırma Bakanının bu raporu onaylaması, ciddi bir çelişki değil midir? Yoksa Ulaştırma Bakanı “kader arkadaşım dediği “ Süleyman KARAMAN’IN yargılanmasını istemiyor mu, diye merak ediyoruz?
  4. Diğer taraftan makinistlerin yargılaması devam ederken; gerek Ulaştırma bakanı Binali YILDIRIM, gerekse de eski genel müdür Süleyman KARAMAN, televizyon ve basına verdikleri her beyanatta makinistleri suçlamışlar ve yargılama sürecine etki etmeye çalışmışlardır.
  5. Devlet kaynakları ile bazı yerli ve yabancı  bilirkişilere raporlar yaptırılmış, bu raporlar savunmaya dayanak gösterilmiş yargı yanıltılmıştır.  Ulaştırma bakanı sayın Binali Yıldırıma soruyorum yerli ve yabancı bilirkişilere hazırlattıkları bu raporlara ne kadar para ödenmiştir

Eski Genel Müdür ile ilgili bu farklı anlamlar yaratan süreç sürerken, makinistlerin işten atılmasını bu noktada da anlayabilmek ve kabul edebilmek mümkün değildir.
1995 yılından beridir, TCDD’nin tasfiye edilmesini amaçlayan “Yeniden Yapılanma” adlı çalışmayı yürüten TCDD Yönetimi, bu çalışmalarda belirlediği mevzuatı ve emirleri, personel uyguladığı için, her defasında faturayı çalışanlara çıkartmaktadır.  Bizler TCDD Yönetiminin kendi kusurlarını örtmek için, meydana gelen her olayda, faturayı personele kesme mantığına hiç de yabancı değiliz:


-Tavşancıl faciasında, yine kusurlu gözüken TCDD Yönetimi, makinistlerden Hasan YÜCEDAĞ’ı işten attı.
-Geçtiğimiz aylarda trenlerde alkol servisini yasaklayan TCDD, bu durumla ilgili olarak verilen emri uygulayan personeli görevden aldı.
 -Yine geçtiğimiz aylarda, Eskişehir/İnönü’de Fatih Ekspresinin donması sonucunda, fatura yine personele biçilirken, olayı açığa çıkaran sendikamız suçlu ilan edilmek istendi.
-Malzeme Dairesince yapılan hurda satışında ortaya çıkan şüpheli durum sonucunda, sorumluluğu en az olan bürokratlar görevden alındı 20”ye yakın personel cezalandırıldı.

-TCDD bir yandan, yürüttüğü yanlış politikaların faturasını personele keserken, diğer yandan da çalışanların işyerlerine göz dikmektedir:
-Bunun en önemli örneği de, Ülke tarihine ve kültürüne mal olmuş, tarihi koruma altında olan ve demiryollarının simgesi olan H. Paşa Tren Garı’nın ve limanının bulunduğu alanının, uluslararası sermaye oteller zinciri olarak sunulmak istenmesidir. Ve süreç de gösterecektir ki, böyle bir uygulamayı asla kabul etmeyeceğimiz ve tarihi değerlerimize sahip çıkacağımız için biz çalışanları, TCDD İdaresi yine cezalandırılmak isteyecek.

İşte bu süreç bize, gittikçe yozlaşan ve her şeyi sadece iktidar ve kar hırsı olarak gören bir anlayışın ülkeye hakim olduğunu gösteren bir süreçtir. İnsanların yaşamları, işleri, gelecek umutları ülkeyi ele geçiren siyasi bezirganların iktidar kaygılarına teslim edilmiştir.

Küresel kapitalizmin evrensel değerler olan; insan yaşamı, gelecek umudu, yaşamını devam ettirecek iş, sağlık ve eğitim hakkı gibi değerlere yaptığı saldırı ülkemizde AKP Hükümeti ile hızla devam ettiriliyor. Küresel kapitalizmin gönüllü işbirlikçiliğini şevkle yürüten AKP  Hükümeti çalıştığımız kurumlar üzerinde yürüttüğü tasfiye ve yok etme projelerini de aynı şevk ve hırsla yürütmektedir.

Bu projelerinden birisi de, TCDD’de 1995 yılından bu yana  uygulamaya konulan “ TCDD’nin Yeniden Yapılanması” projesinin devamı olan ve CANAC isimli bir Kanadalı firmanın Dünya Bankasının finansörlüğünde hazırladığı ve uygulamaya koyduğu “TCDD İstihdamı Yeniden Yapılandırma Projesidir”.  Bu proje ile  personelin ve TCDD’nin taşınmazlarının hızla tasfiyesi amaçlanmakta olup, böyle bir projenin uygulanması, önümüzdeki dönemde demiryolu seyrüsefer güvenliğinin tamamen ortadan kaldıracak ve yeni faciaların meydana gelmesine neden olacaktır.

Böylesi olumsuzluklar yaşanan TCDD’de makinistlerin işten atılmaları karşısında sessiz kalmayacağımızı, saldırılara karşı tüm çalışanlar olarak, işçisi memuru birlikte mücadele edeceğimizi kamuoyuna bildiririz.

 

İ.Fehmi KÜTAN
Genel Başkan

 


 

 

 

                                                                                                                                                                                            
 


<< Önceki Sayfa
a