BASINA VE KAMUOYUNA


                  11 MAYIS 2007

BASINA VE KAMUOYUNA


LİMANLARIMIZ SEÇİMLERE KURBAN EDİLMEMELİ
MERSİN LİMANIN DEVRİ DURDURULMALIDIR.

Siyasi iktidarlar tarafından, sürekli zarar eden kamu hizmetlerinin özelleştirileceği propagandası yapılarak, özelleştirmenin kamuoyunda haklı gerekçesi yaratılmaya çalışılmakta, bu kavram kargaşası içinde çalışanların alın teriyle oluşturulan ülkemiz değerleri uluslararası sermaye gruplarına peşkeş çekilmektedir.
Enerji, Maden ve iletişim sektöründen sonra sıra ulaştırma sektörüne gelmiştir. Özellikle bu sektördeki ağırlığı teşkil eden hava meydanları, demiryolları, otoyollar, köprüler ve limanlar hedef haline getirilmiştir.
Bir yandan demiryollarının taşınmaz mallarının hukuksuz satışı yapılırken, bir yandan da limanları özelleştirme adı altında değerlerinin çok altında Uluslararası sermaye gruplarına peşkeş çekilmektedir. Ülkemizin en büyük  limanı olan Mersin limanıyla ilgili  yargı süreci devam ederken ve kamuoyu seçimlere kilitlenmişken yangından mal kaçırırcasına alelacele devir teslim işlemlerine başlanmıştır.
Bu özelleştirme işlemi ülkemizin ulaşım ihtiyaçları üzerinden yapılmamıştır. Demiryolları ve denizcilik sektörünün ihtiyaçları üzerinden yapılmamıştır. Limanda hizmet üreten çalışanların ihtiyaçları üzerinden yapılmamıştır.
Bu özelleştirme neo liberal politikaların daha rahat uygulanması için yapılmıştır. Dünya liman işletme devi olan tekelleri memnun etmek için yapılmıştır. IMF ve Dünya Bankası direktiflerinin yerine getirilmesi ve onları memnun etmek için yapılmıştır.
Bu özelleştirme özü itibariyle  imtiyaz devridir. Kapitülasyonların yeniden hayata geçirilmesidir.
 Bu özelleştirme ile, Demiryolu liman + ortak hizmet bütünlüğü ortadan kaldırılmakta, liman+demiryolu kombine taşımacılık işlemlerine son verilerek liman demiryolu taşımacılığı ortadan kaldırılmaktadır. Yükün limana ulaşması için tekrar karayollarını tercihi zorlanmasıdır.
Bu özelleştirme ile, demiryollarının en büyük finans kaynağı elinden alınmaktadır. Mersin limanı teknolojiden yoksun  bırakılmış bu haliyle bile her yıl  ortalama 100 milyon dolar hasılat ve 50 milyon dolar kar elde etmektedir. TCDD  limanlardan elde ettiği yıllık ortalama 120 milyon dolar kar ile demiryollarının önemli bir finans açığı kapatmaktadır. Mersin ve İzmir limanın özelleştirilmesi ile kaynak uluslar arası tekellere akacaktır..
Bu özelleştirme ile, aynı zamanda sınır işlevi gören ve stratejik önemi olan limanlarda  güvenlik zafiyeti yaşanmasına neden olacaktır.
Bu  özelleştirme ile, 274 memur-sözleşmeli personel, 850 işçi olmak üzere toplam  1124 çalışan işyerlerinden ayrılmak zorunda bırakılarak mağdur edilmiştir.Bu çalışanlar uzman olmadığı alanlarda istihdama zorlanmakta ve yetişmiş işgücü kaybına neden olunacaktır..
Bu özelleştirme ile devir teslim işlemlerinin yapılmasıyla çalışanları başka illere nakil edilerek öğrenimde olan çocukları özellikle yaklaşan sınav dönemleri öncesinde  mağdur edilmişlerdir.
Bu özelleştirme ile limanda çalışacak işgücü sendikasızlaştırılacak olup yıllarca vermiş oldukları mücadele sonucu elde ettikleri kazanımlar yok sayılıp iş güvencesinden yoksun bir şekilde asgari ücrete mahkum edilecektir
Sonuç olarak limanlarımızın neo liberal politikalar doğrultusunda uluslararası sermaye gruplarına devri durdurulmalı, ülkemiz ihtiyaçları ve dünyadaki gelişmeler doğrultusunda limanlar gerekli teknoloji ile donatılarak demiryolu ve liman bir bütünlük içerisinde kamusal hizmet vermelidir.

Yunus AKIL
Genel Başkan

                                                                                                     

 

 

 

 

 


         

                                                                                                                                         
 


a