.
ITF tarafından 22-23 Eylül 2005 tarihlerinde Londra’da düzenlenen Kadın Ulaştırma İşçileri Konferansına ait rapordur.
Konferansa 51 ülkeden 111 kadın katılmıştır.
Konferansın adı “SENDİKALARI GÜÇLENDİRMEK” olarak belirlenmiştir. ITF Kadın komitesi ve yürütme kurulu şu anda ve gelecekte güçlü, demokratik ve başarılı bir sendikal hareketin oluşturulması için ITF üyesi sendikaların kadın çalışmalarını gündeme almak gerektiğine inanıyor.
Ayrıca bu konferans; ITF nin Ağustos 2006’da Güney Afrika’da (Durban) yapılacak olan 41. kongresinde “Küresel olarak örgütlenmek, haklarımız için mücadele etmek” temasına altyapı oluşturması amacıyla düzenlenmiştir.
Bu temelden hareketle konferansın amaçları;
-Cins ayrımcılığı ve Küreselleşme saldırılarıyla değişen ulaştırma işgücünü incelemek
-Farklı işkollarında ve dünyanın farklı bölgelerinde kadın taşımacılık işçilerini örgütlemeye yönelik deneyimleri paylaşmak
-ITF nin “Sendikaları güçlendirmek konusundaki programının anlatılması
-ITF nin devam eden çalışma programına ilave etmek üzere ihtiyaçları belirlemek ve gerekli kararları almak….
Olarak belirlenmiştir.
Konferansın Gündemi :
1-ITF Kadın çalışmalarına ait faaliyet raporunun okunması
2-Ulaştırma işkollarında kadın çaelışmaları inşa etmek, (farklı ulaştırma işmkollarından kadın sendikacıların konuşmaları)
3-İtalyan FİLT-CGIL Sendikaları ve ITF işbirliğiyle hazırlanan Ulaştırmada kadınlar filminin gösterimi
4-Sendikaları güçlendirmek programının anlatılması
5-Küreselleşmenin ITF.nin farklı bölgelerindeki Kadın Ulaştırma İşçileri üzerindeki etkileri
6- HIV/AİDS üzerine özel oturum
7- Önergeler ve kararlar
8- Diğer işler
şeklinde belirlenmiştir.
AÇILIŞ :
Diana Holland :ITF Kadın Komitesi Başkanı (T&C Sendikası)
Katılımcıları ağırlamaktan mutlu olduğunu, Kadın örgütlenmesinin önemini, bu konferansın amacını ve 2006 da yapılacak kongreye kadınlar olarak damga vurulması gerektiğini belirtti.
Clare Simpson (T&C Sendikası Yöneticisi)
Tüm kadınları ülkesinde görmekten çok mutlu olduğunu ve Sorunlarımızın çözümü için örgütlü ve dayanışma içinde olmamız gerektiğini söyledi.
David Cockroft (ITF Genel Sekreteri)
Tüm katılımcılara hoş geldiniz diyerek bu konferansın ilk defa 2006/Ağustos ayında Güney Afrikada yapılacak kongrenin temelini oluşturacağını vurgulayan bir konuşma yaptı.
Sarah Finke ( ITF Kadın Departmanı sorumlusu)
Örgütlenmenin önemini anlattı ve Kadın Ulaştırma Emekçilerini örgütlerken yaşanan sıkıntıları paylaşmamız gerektiğini söyledi.
1994/2004 Yılları arası ITF nin kadın faaliyetlerini anlattı.
Şöyle ki :
ITF 1986’da kuruldu. 1994 Yılında Cenevre’de yapılan kongrede ITF’nin kadınlar üzerine odaklanan faaliyetler gerçekleştirmesi gerektiği kararlaştırıldı ve geçici kadın komitesi kuruldu, kadın iletişim ağı oluşturuldu. “ITF KADINLAR” isimli ilk dere yayınlandı . 1998 Yenidelhi kongresinde kadın komitesi kuruldu ve seçimlerini yaptı.Yürütme kurulunda kadınlara belirli sayırda yer ayrılmasını ve Başkan yardımcısının kadın olması kararlaştır7ıldı.
1994 Yılından 2004 yapılan kadar kadın üye durumunu belirten yüzdeler
Yıl Toplam Kadın Sayısı Kadın üyelerin payı
1994 349.379 %8
1998 466.027 %10
2004 557.314 %13
Kadın komitesi kurulduktan sonra kadın üye sayısında hızlı bir artış gözleniyor. En fazla kadın üye Sivil Havacılık işkolunda mevcut . Kadınların ITF toplantılarına katılımları gözlendi orantısız biçimde düşüklük tesbit edilince 2002 yılında yapılan kongreye sunulan tüzük değişikliği önergesi ile ITF etkinliklerine kadınların belli bir oranda katılmaları için kota getirildi. Bundan sonra toplantılara katılımda belli bir artış gözlendi (Kota %30) Ancak yine de eğitim çalışmalarına katılma konusunda kadınlar önemli zorluklarla karşılaşıyorlar.
- Yılında Vancover’de yapılan kongrede “Sendikalar kadın delege sayısının en azından sendika üyeleri içind6e kadın sayısıyla orantılı olmasını sağlamalıdır. Üç kişiden daha kalabalık olan her delegasyon en az bir kadın delege içermeyi amaçlamalıdır” şeklinde tüzük değişikliği yapıldı.
-ITF Kadın komitesi 2002 ve 2003 yıllarında “Ulaştırma Sendikalarında Cinsiyet” konulu anket yayınladı.
-2005 Yılında “Eşit olanaklar sağlamak” konulu anket yayınlandı.
-2000 Yılından bu yana 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Gününde “Dünyayı Taşıyan Kadınlar” kampanyası düzenleniyor.
-2003-2004 Yıllarında örgütlenmeyi geliştirmek için “Güçlü Sendikaların Kadınlara İhtiyacı Var” sloganıyla kampanya düzenlendi.
-2004 Yılında Sendikalardan Kadın Komitesi ile “Resmi İrtibat Sorumluları” belirlenmesi istendi.
-2004 Yılında “Ulaştırma Sendikalarında Cinsiyet” konulu araştırma yapıldı.
-Demiryolları ve Denizcilik işkollarında iletişim ağı oluşturulması çalışmaları istenilen sonuçları vermedi.
-İletişim ağı projesi Latin Amerika’da çok iyi işliyor.
-Karayolu ulaştırma sektöründe kadınlar semineri düzenlendi.
- Sivil havacılık sektöründe kadınlar semineri düzenlendi.
-Demiryolları konferansında kadınlar raporu sunuldu. Demiryollarındaki yeniden yapılanmanın kadın işçiler üzerindeki etkileri tartışıldı. Üye sendikalardan 25 kasım ve 8 mart’a destek vermeleri istendi. Demiryolu konferansına katılanların % 6 sı kadındı . Demiryolu çalışanlarını örgütleyen sendikalardan %55 sorumlu (iletişim sorumlusu) tesbit edildi.
-Limanlar işkolunda düzenlenen konferansta ITF sendika örgütlenmesindeki ve kadın çalışması konusundaki alanları belirlemek üzere Asya’daki Liman sektörü üzerinde bir çalışma yapılası kararlaştırıldı. Yapılan araştırmaya çok düşük düzeyde yanıt verildi.
-Lojistik alanında çalışan kadınlarla ilgili araştırma yapılması kararı alındı.
-Üyelik anketlerine kadınların temsili ile ilgili sorular eklendi
-ITF’nin bölgesel yapılarına, düzenlenen tüm toplantıların gündemlerinde kadın sorunlarına yer verilmesi görevi verildi.
-ITF nin 2006 Kongresinde;
Delegasyonlarda kadınların orantılı biçimde yer almasını sağlamak, kadınlar için mali destek sağlamak, kongre sırasında çocuk bakım alanları oluşturmak
İçin çalışmalar yürütülüyor.
-ITF’nin çıkardığı kadın yayınları
+ Dünyayı taşıyan kadınlar
+ Klavuz (Pazarlık görüşmeleri için)
+Transport Women (ilk sayısı çıkmış)
+Electronik Bülten
ITF KADIN KOMİTESİ OLUŞUMU
24 Üyeden Oluşuyor.
AFRİKA : 4
ASYA : 5
AVRUPA : 7
KUZEY AMERİKA : 4
LATİN AMERİKA : 4
Ayrıca 8 Bölüm Temsilcisi
-Sivil Havacılık
-Denizcilik
-Balıkçılık
-Liman
-Demiryolu
-Karayolu
-Turizm
-İçsularda seyrüsefer
ITF nin 1994-2004 yılları arası kadın faaliyetleri bu şekilde özetlendi
İtalyan FILT-CGIL tarafından ITF ile işbirliği yapılarak hazırlanan “ulaştırmada kadınlar” konulu film izlendi.
Film dünyanın çeşitli ülkelerinden ITF’ye üye olan taşımacılık sendikaları üyeleriyle çalışma koşulları, sorunları ve talepleri konusunda yapılan röportajları içeriyordu. Film CD’si ITF’den alındı.
KATILIMCILARIN KONUŞMALARI
Bu gündemde izlenen film üzerine yorumlar yapıldı ve konuşmacılarca kendi ülkelerinin çalışma yaşamında karşılaştıkları sorunlar ve ITF’den talepleri dile getirildi. Özetlemek gerekirse:
TOGO: Kayıt dışı sektörde çok fazla kadın çalıştığını ve doğal olarak bu kadınların sendikalarda örgütlenemediklerini, bu durumun da sendikal örgütlülüğü azalttığını,
HİNDİSTAN: Kadınlar sadece işyerlerinde ve evde değil, dünyada büyük yere sahip olmalı ve dünya zenginliklerinden hak ettikleri payı almalı,
KENYA: Bugüne kadar bir atölye çalışması gerçekleştirdiklerini, ITF’den daha fazla etkinlik düzenlemesini istediklerini, eğitime ihtiyaçlarının olduğunu, özellikle koordinatörler ve iletişimden sorumlu kadınların eğitilmesi gerektiğini, gelecekteki kongrede ITF Genel Sekreterinin kadın olması istediğini,
TÜRKİYE/BTS: Organizasyon için ITF’e teşekkür ettiğini, gösterimi yapılan film ile ilgili olarak; ülkesinde ITF’ye üye 5 sendika olmasına rağmen, bu filmde kendi ülkesinden ulaştırma emekçisi bir kadını göremediği için üzgün olduğunu, ülkesinde emekçi sınıfın çalışma statülerinden dolayı ayrı sendikalarda örgütlendiğini ve memur sendikalarının 1991 yılı itibariyle büyük bedeller ödenerek mücadele ile kurulduğunu, örgütlü olduğu işkolunun erkek egemen bir işkolu olduğunu, kadın emekçilerin hak etseler bile bir üst ünvan alamadıklarını, kadınların daha çok bürolarda ve gişelerde görev yaptığını, ülkesinde demiryollarının devlet tarafından işletildiğini, kar değil hizmet amaçlı bir kuruluş olmasına rağmen şimdi dünya bankasının finanse ettiği bir takım yabancı danışman firmaların hazırladığı IMF patentli raporlar doğrultusunda özelleştirilip kar amaçlı bir kuruluş haline getirilmek istendiğini, örgütlü oldukları işkolunda kendilerinin haricinde 4 sendika daha olmasına rağmen, bu olumsuzluklara sadece sendikasının karşı çıktığını, çok yakın geçmişte kadın örgütlenmesine ağırlık vermek, alternatif örgütlenme biçimleri yaratmak ve bu işe daha fazla yoğunlaşmak için tam da ITF’nın kampanyasına uygun bir şekilde kadın sekreterlikleri oluşturduklarını, örgütlenmek için eğitim öncelikli şart olduğunu, küçük ama mücadeleci bir sendika olduklarını, bu nedenle eğitim için finans yaratmakta zorlandıklarını, kendi olanaklarıyla kişisel ilişkilerini kullanarak akademisyen ve uzmanlara ricalarda bulunarak eğitimler gerçekleştirmeye çalıştıklarını, dünya kadınlarıyla dayanışma içinde olmak istediklerini, eşitlik, özgürlük, barış, adalet ve dayanışma talepleriyle 2005 Dünya Kadın Yürüyüşünü gerçekleştiren kadınlara ev sahipliği yaptıklarını ve Yunanistan’dan İtalya’ya uğurladıklarını, çok coşkulu ve kitlesel etkinlikler gerçekleştirdiklerini, ayrıca 8 Mart ve 25 Kasımlarda, bu tarihlerin içeriklerine uygun düşen eylem ve etkinlikler gerçekleştirdiklerini, böyle bir uluslar arası toplantıya ilk defa katıldıklarını, kendi ülkesinde kadın toplantılarında söylediği bir sözü katılımcılar ile paylaşmak istediğini belirterek; “kadınlar bir kez karar vermeye görsün, teşekkürler ITF, merhaba dünyayı taşıyan kadınlar, size de teşekkürler” dedi.
BURKİNO FASO: İzlenen filmin güzel olduğunu, burada olmayanlara izletebilmek için farklı dillere de çevrilmesi gerektiğini söyledi, ülkesinde kadınları erken emekli ettiklerini, genç hostesleri Avrupa seferlerine, biraz yaşlanıp kilo alanlarını Afrika seferlerine gönderdiklerini, kabin memurlarına sertifika almak için kampanya başlattıklarını, her iki konuda da ITF’den yardım istediklerini,
GANA: Ülkelerinde yaptıkları toplusözleşmelere cinsel tacizi önleyici maddeler koydurduklarını ve bunun en büyük başarıları olduğunu,
ARJANTİN: Filmde küreselleşmenin açık bir şekilde görüldüğünü, bunun herkesi etkilediğini, çünkü çalışma yaşamında çalışanların değil, şirketlerin ve patronların karar verdiğini, bu durumun sendikaların güçlü olduğu ülkelerde bile değiştirilemediğini, yoksullaşma ve marjinalleşmeye rağmen genç insanların sendikaya üye olmadıklarını, bunun aşılması gerektiğini, on yıl önce Cenevre’de bir adım atıldığını ve çok iş yaptıklarını, ancak kadınları sürece katmakta zorlandıklarını, aynı zamanda ITF kadın komitesinde görevli olduğunu ve ITF’nin eğitim faaliyetlerine %30 kadın kotası getirdiklerini, tüm sendikaların bu kotaya uymaları gerektiğini,
ICFTU: ITF kadın komitesinde görevli olduğunu, geçen konferanstan bu yana çok çalıştıklarını, sendikacılar olarak en önemli görevin kadınları örgütlemek olduğunu, yıllardır ICFTU yönetimlerinde yer almaya çalıştıklarını, bunu başarsalar bile eğer güçlü olunmazsa kimseye söz dinletilemeyeceğini, 2002 8 Martında uluslar arası bir kampanya başlattıklarını, sendikalarda kadın üyelerin çoğalmasını, örgütlenmenin önündeki engellerin kaldırılmasını hedeflediklerini, kayıt dışı ekonomide çalışan kadınlara yöneldiklerini ve bu çalışmalardan 3 yıl sonra değerlendirme yaptıklarını, 60 sendika merkezinde kadın üye sayısının ve temsiliyetin arttığını, eğitim paketleri hazırladıklarını, e-mail ve network ağlarını oluşturduklarını, ancak bazı ülkelerde bu tekniklerin kullanılamadığını, ITF ile ortak yapılan araştırma sonuçlarının aynı olduğunu, dünyada sendikalı kadın sayısının arttığını, sendikaların kadınların geleceğini oluşturduğunu, sorunun sadece iş yaşamı ve yasal boyutta olmadığını, sendikal boyutta da yaşandığını ve bunların aşılması gerektiğini, yapılan çalışmalar sonucu Bangladeş’te sendikalı kadın sayısının %40-50, Moritanya’da ise %60 arttığını, başarılı olunamayan alanların sendika içindeki alanlar olduğunu, kampanyaların devam ettiğini, araştırmalar yapıp materyaller hazırladıklarını ve kadın sorunlarının hepsinin örgütlenme ile ilgili olduğunu, sendikaları büyütmek için sivil toplum örgütleri ve derneklerle ittifaklar yapılması gerektiğini, güçlü sendikaların güçlü kadınlara ihtiyacı olduğunu ve kadınların güçlü oldukları için hedefe ulaşacaklarını,
ARABİSTAN: Ortadoğu’da yaşayan kadınların sorunlarının Avrupa’daki kadınlardan daha farklı olduğunu, yaşadıkları toplum içinde kendilerini ifade edemediklerini, bunu aşmak için örgütlenmeye çalıştıklarını,
İngo Marowsky(ITF Havacılık Seksiyonu Başkanı): 100 ülkede 200’e yakın havacılık sendikası olduğunu, tüm sektörlerde faaliyet gösterdiklerin, yer hizmetleri, kokpit ve hava hizmetleri kollarında dayanışma faaliyetleri yaparak kampanyalar düzenlediklerini, ayrıca bölüm komiteleri olduğunu, işkollarındaki 4 yapıdan 3’ünün başında kadınların olduğunu, işkollarında kadın üye oranını %37 olduğunu, sektörlerinde kadın üye sayısının %12,4 arttığını, rakamların çok önemli olmadığını, bunun günlük hayata yansımasının önemli olduğunu, Nijerya Hava Yollarını yok ettiklerinde en çok kadınların etkilendiğini, ABD’deki özel emeklilik uygulamasından en çok kadınların etkilendiğini,
Son 6 yıldır gündemlerinde;
-Kadın üyelerin profesyonel olarak kabul edilmesi,
-Cinsiyet ayrımcılığının körüklenmesine karşı mücadele,
-Taciz olaylarına karşı mücadele konularının olduğunu,
Bangladeş’te havacı kadınların 2 çocuktan fazla çocuk yapamadıklarını, Sri Lanka’da kadınlara geçici sözleşme yapıldığını, Nepal’de çocuk sayısının sınırlı olduğunu, Arjantin’de kabin memurlarının kadın olmak zorunda olduğunu, evli olanlar ile bekar olanların izin haklarının farklı olduğunu, tüm toplantılarının fiks gündem maddesinin kadın çalışanlarının sorunları olduğunu, 2006 bütçesine kadın sorunlarının çözümü için ödenek koydurmaya çalıştıklarını, cinsiyetçilik, çeşitli baskılar, ülkelerin koşulları gibi sorunlarla mücadele etmek için hedef koydukların e kurallar oluşturduklarını, web sayfası ile iletişim kurulabileceğini, tüm ülkelerdeki kadın grupları ile çalışmalar yürütebileceklerini, aslında bunların alınmış kararlar olmadığını, kendi düşüncelerinin olduğunu, tüm önerilerin kendileri için çok önemli olduğunu,
ARJANTİN: Ülkelerinde eskiden erkeklerin kabin memuru olamadığını, 12v yıldır sendika başkanı olduğunu, kendilerini harekete geçiren unsurun ayrımcılık olduğunu, kadın çalışanlara sertifika verilmesini sağladıklarını, eşi uzun uçuşlarda görevli olan kocanın açtığı boşanma davasında, mahkeme kadının aleyhine karar verirse bunun tüm çalışanları etkileyeceğini, konuyla ilgili olarak Buenos Aires’i afişlerle donattıklarını, kampanyaların devam ettiğini, ITF’nin kendilerine çok yardımcı olduklarını,
İTALYA: Yaşanan olumsuzlukların sadece az gelişmiş ülkelerde olmadığını, kendi ülkelerinde hava yolu şirketlerinin yasaları değiştirmeye çalıştığını, çocuklar 3 yaşına gelene kadar kadına gece uçuşları verilmediğini, şirketlerin bu uygulamaya karşı olduğunu, özürlü çocuğu olan annelerin 3 gün izin hakkı olduğunu, ancak bu hakkın ellerinde alınmaya çalışıldığını,
FRANSA: AB’nin ülkelerindeki olumlu düzenlemeleri geri çektiğini, anne olan kadınları koruyan yasaların AB yasaları ile yok edildiğini, ITF’nin bu konularla ilgilenmesini istediklerini, ETF kongresinde çalışma koşullarının kadınlara uygun hale getirilmesini tartıştıklarını, kreş ve gündüz bakımevi ihtiyaçları olduğunu,
GÜNEY AFRİKA: Air Afrikanın iflasından sonra küçük firmaşarın çıktığını ancak bunların 1-2 yılda yok olduklarını bu durumun çalışanları büyük sıkıntıya soktuğunu işlerini kaybettiklerini bu konularda ITF’den yardım istediklerini ,
HİNDİSTAN: Düzenli sağlık kontrollerinin sadece kadınlara zorunlu olduğunu, dinlenme sürelerinin azaltıldığını, çalışma koşullarından dolayı sağlıklarının bozulduğunu ,
İSPANYA: Çalışma sürelerinin problem olduğunu, hukuksal kararların çalışanların aleyhine olduğunu, çocukların velayetini babalar aldıklarında kendilerinin bakmadıklarını, babaannelere verdiklerini, bu konunun çok önemli olduğunu, eşitlik politikalarının her ülkeye göre değiştiğini, sorunlarının çok fazla olduğunu ve mücadele edilmesi gerektiğini,
İngo Marowsky: Bazı sorunları yeni duyduğunu, iletişim sorunu yaşandığını, hosteslik mesleğinin cins ayrımcılığını yapmadığını, bu nedenle sağlık kontrollerinin herkese yapılması gerektiğini, iletişimin gerekli olduğunu ve bölüm toplantılarında bu sorunların mutlaka gündeme gelmesi gerektiğini,
GÜNEY AFRİKA: Bu adaletsizliklerin geri sadece geri ülkelerde yaşandığını sandıklarını, ancak anlatımlardan bunun böyle olmadığını gördüklerini, sorunların tek çözümünün dayanışma olduğunu,
FAS: Makinist olarak görev yaptığını, çalışma koşullarının zorluğunu çok iyi bildiğini, kadınların kadınları daha iyi anlayacağını ve dayanışmasının şart olduğunu,
İngo Marıwsky: Erkek ve kadının tüm baskılara karşı birlikte mücadele etmesi gerektiğini, Afrika’da sağlıklı hava yolu şirketinin çok az olduğunu bu konuda toplantı düzenlemeyi planladıklarını, özellikle mağdur olan kadın ise talepte bulunanlara ödenekten yardım yaptıklarını, bu çalışmaların hepsinde kadınların ağırlığının çok fazla olduğunu, İtalya ve Fransa’da toplusözleşme ile değil, hukukla ilgili sorunlar yaşandığını, bunları inceleyeceklerini,
FRANSA: Batılı ve durumu iyi olan ülkelerdeki çalışanların lehine olan koşulların, diğer ülkelerdeki koşulların iyileştirilmesi ile korunabileceğini,
ARJANTİN: Gemiye alınacak personel kadın ise, işe alınmadan önce hamilelik testine tabi tutulduğunu,
FAS: Sendikalarını militanca mücadele ettiğini, ama kadınların yönetime gelemediğini, bunun nedeninin de ev ve iş sorumluluklarının kadınlara yükletilmesi olduğunu, haklarını geliştirmek için yapılan girişimlerden başarılar kazandıklarını, sözleşmeli çalışanları kadroya geçirdiklerini, yardım ve dayanışma beklediklerini,
RUANDA: Mücadele eden kadınların fazla olmasının güzel olduğunu, ancak bu sorunun hem erkekleri hem de kadınları ilgilendirdiğini,
SÖYLEDİLER….
.
BİR ÖNCEKİ KADIN KONFERANSINDA ALINAN KARAR DOĞRULTUSUNDA BAĞIMSIZ BİR ARAŞTIRMACIYA YAPTIRILAN LOJİSTİK SEKTÖRÜNDE ÇALIŞAN KADINLARLA İLGİLİ ARAŞTIRMA RAPORU ÖZETİ
Lojistik sektörü ile ilgili;
-Akademik bir çalışma yok
-ABD’de lojistik sektöründe kadınlar yönetici konumunda bulunuyor
-Bu sektörde web sitelerinde lojistik sistemlerinden bahsediliyor ancak sektörde çalışan insanlarla ilgili hiçbir bilgi verilmiyor.
Bu durumda sadece cinsiyet körlüğü değil, emek körlüğü de var. Lojistik yeni bir sektör olduğu için araştırmamda istediğim sonuçları alamadım. Yanlış yerle de başvurmuş olabilirim. Bana sadece Britanya, ABD ve Avrupa’dan bilgiler geldi.
Bu sektörde tonlarca malın dağıtımı yapılıyor, demek çok ciddi bir emek gücü var. Küresel ekonomide malların yer değişimi söz konusu. Bu mallar çok büyük bölge, merkez ve depolardan geliyor. Bu malları hareket ettiren gücün ne kadarı kadındır. Mal taşınması iletiştim teknolojisi ile birleştirilmiştir. Bu sektörün egemenleri DHL, UPS, FEDEX ve TNT firmalarıdır. Üçüncü, dördüncü sınıf firmalar da var ancak, bu firmalar çabuk yok olmaktadır. Britanya’da lojistik sektöründe %27 kadın çalışıyor. Teknoloji sayesinde kas gücü çok gerekmediği için taşıma sektöründe de kadınlar çalışıyor. Küresel ekonomi ile birlikte taşınan mal miktarı artmaktadır. İnternet aracılığı ile yapılan alışverişlerde aldığınız mallar evinize getiriliyor. Bunu bir emek gücü yerine getiriyor. Lojistik şirketleri paketleme, depolama ve dağıtım yapıyorlar. Yani üretimin son aşamasında yapılması gereken her türlü işi yapıyorlar. Ayrıca geri gönderilen ve tamir edilen mallar ile ilgili işlemler de buralarda yapılıyor. ABD’de de Long Beach Firması bu alandaki ihracatın %43’ünü Asya ülkelerinden gelen ithalatın %88’ini yapıyor. İrlanda’da yapılan bir seminerde, bir kadın konuşmacı bu sektörde şirket yöneticilerinin kadınlara düşmanlık duymadıklarını, ancak cinsiyet konusunda kayıtsız olduklarını ifade etti.
Lojistik sektöründe çalışan kadınlar:
-Ayrıcalık istemiyorlar
-Eşitlik istiyorlar,
-Terfi haklarını verilmesini istiyorlar,
-Tuvalet ve duş ihtiyaçlarının karşılanmasını istiyorlar.
-Aile sorumluluklarına uygun çalışma koşulları ve hatta çalışanın lehine esnek çalışma istiyorlar.
-Modern araçlarla çalışmak istiyorlar.
-Ücretlerinin adil olmasını istiyorlar.
-Güvenli park yerleri istiyorlar.
-Daha fazla kadın sürücü olmasını istiyorlar.
-Otomatik bant sistemleri istiyorlar.
Bu sektörün içine girip çalışanlar örgütlenirse sendikal mücadele büyük güç kazanacaktır.
KARAYOLU ULAŞTIRMA SEKTÖRÜNDE DÜZENLENEN KADIN SEMİNERİNDEN SONRA YAPILAN ATÖLYE ÇALIŞMALARINDA TESPİT EDİLEN SORUNLAR AŞAĞIDAKİ GİBİDİR
-Tesisler ve tuvaletler sağlık gereklerine uygun değildir.
-Cinse taciz çok karşılaşılan bir saldırı olup, önlem alınmalıdır.
-Ayrımcılığa karşı mücadele edilmelidir.
-Erkeklerin, bu tartışmalara kadınlarla ilgili katılmaları gereklidir.
-Uzun yol konusunda kadın şoförlerin ailevi sorumlulukları göz önüne alınarak çalışma süreleri ayarlanmalıdır.
HIV/AİDS
ITF ve FNB HIV/AİDS’e karşı mücadele konusunda 3 yıllık bir proje uyguluyor.
HIV virüs AİDS hastalıktır. HIV virüsü aynı zamanda taşıma işkolunun sorunudur. İşyerlerimizde yaşadığımız bir sorundur ve bu işkolunda insanlar sendikalıdır. Buna karşı sendikalar neler yapmalıdır?
Her yerde olduğu gibi, bu işkolunda da HIV virüsü taşıyan kişi damgalanıyor, ayrımcılığa uğruyor, işten atılıyor. ITF Kadın Komitesinin bu sorun karşısında görevleri vardır. Ulaştırma işçilerinin çalışma sürekleri çok uzundur. Uzun süre evlerinden ayrı kalmaktadırlar ve kırılganlığın en büyük nedeni budur. Yasal koruma yöntemleri olmalıdır. Bu virüs ve hastalığa yakalanmada taciz ve tecavüz başlı başına etkendir. Ve bu etken tüm ulaştırma işkolunu etkilemektedir.
-HIV/AIDS olmuş birinin işe alınırken test edildiğinde işe alınmaması, bir hakkın engellenmesidir.
-HIV/AIDS olan işçiye tedavi hakkının tanınmaması bir hakkın engellenmesidir.
-Küreselleşme ile birlikte işçi çıkarılırken, HIV/AİDS olanların önce çıkarılması bir hakkın engellenmesidir.
-Bu konunun eğitimli kadınlarca bile önemsenmemesi, kadınların HIV/AIDS’e yakalanmasına neden olmaktadır.
-Cinsel arası eşitsizlik sadece fiziksel değil, aynı zamanda ekonomiktir. Bu bağlamda özellikle Afrika’da kadının erkeğe tabi olduğu bir gerçektir, hayır demesi düşünülemez bile! Cinsiyetçilik çok güçlü, HIV/AIDS ağırlıklı olarak bunun üzerinden yayılmaktadır.
Erkek her türlü konumda kadına hükmedebilmektedir. .kadının hayır diyebilmesi veya güvenli bir ilişki istemesi zorla engellenmektedir. Kadınlar zayıf kalmakta ve kendilerini savunamamaktadırlar.
Ulaştırma işçileri kadın veya erkek olması fark etmeden uzun süreli çalışmaktadırlar. Bu durumda HIV/AIDS’in yayılmasına neden olmaktadır. İşyerlerine cinsiyet temelinde yapılan ayrımlara karşı, kadınların haklarını öğrenmeleri için eğitilmeleri ve yardım görmeleri gerekmektedir. Tacize karşı korunmaları ve haklarını bilmeleri gerekmektedir. Erkekler eğitilince değişebilmektedir. Bu doğrudan yola çıkarak, kadınların ve erkeklerin eğitilmeleri ve yardım görmeleri gerekmektedir. Eşcinseller konusunu da ele almalıyız. Sendikalar onların haklarını da korumalıdır. Kadınlar fizyolojik olarak hastalık kapmaya daha yakındır. HIV/AIDS’in kadınları daha fazla etkilemesinin ve kadınlaşmasının nedenleri araştırılmalıdır.
1980’den bu yana ITF düzeyinde konuyla ilgili pek çok eğitim gerçekleştirilmiştir. ITF bu konuda Afrika’da bir çalışma yürütmesine rağmen, Afrika’daki sendikalar ITF’ye ulaşmamakta ve yardım istememektedirler.
ITF, HIV/AIDS hakkında bir kaynak kitap hazırlamıştır. Bu kitap üyelerin bilinçlenmesi açısından çok önemlidir. Ayrıca bu konuda bir de bültenimiz vardır.
Sizlerden bu konuda haber ve yardım bekliyoruz. Global sendikalar 31 Ekim 2003’de bir kampanya başlatmışlardır.
Yaşadığınız deneyimleri bizimle paylaşın, birleşelim, ancak o zaman güçlü oluruz.
KARARLAR
-Eğitimler yoğunlaşarak yapılmalıdır.
-Yayınlar çıkarılmalıdır.
-ITF Kadın Komitesi kadın işçilerin tamamını temsil eden bir yapıda olmalıdır.
-Her türlü ayrımcılığa karşı mücadele etmelidir.
-Havacılık işkolu ile ilgili yapılan sunumlar sonuç bildirgesinde yer almalıdır.
-Çalışma saatlerinin kısaltılması için mücadele edilmelidir.
-8 Mart’ın resmi tatil olması için mücadele edilmelidir.
ÖNERGELER
-Arjantin’deki kabin memuru ile ilgili dava için mahkemeye baskı oluşturmak amacıyla ITF’ye üye tüm sendikalar, ITF’nin eşit uygulama politikaları çerçevesinde mahkemeye mektup göndermelidir.
-ITF’nin yürüttüğü, “yorgunluk öldürür” kampanyasına denk düşen bir şekilde sağlık ve eşitlik problemi olan karayolundaki taşımacı kadınlar için sağlık şartlarına uygun tuvaletlerin tesis edilmesi sağlanmalıdır.
-ITF sendikaları liman otoriteleri ile ilişkiye geçmeli, e-maille, telefonla, faksla, “yorgunluk öldürür” kampanyasına destek vermelidir.
-Konferans, 6700 kişi T&C üyesi olan işçiyi bilinçli bir şekilde işten atan, Gate Gurme’nin bu tavrını protesto eder, işten atılan işçileri destekler ve onlarla dayanışma içinde olur.
-ITF, işten atılan erkek ve kız kardeşlere destek mesajı yayınlamalıdır.
-Konferans, kadın taşımacılık işçilerinin güvenlikleri ile ilgili ICFTU ve global sendikaların organize hareket etmelerini gerekli bulur.
.
22-23 EYLÜL 2005 ITF KADIN KONFERANSI
(LONDRA)
SONUÇ VE DEĞERLENDİRME
Kadın sorunları ile ilgili boyutta ilk defa katıldığımız bu konferans, bundan sonra yapacağımız çalışmalar ve bu çalışmaların sonuçlarını uluslar arası platforma taşıyabilmemiz açısından son derece önemli bir başlangıç olmuştur.
Konferansta yapılan sunumlardan ve faaliyet raporlarından, sendikamızın kurulduğu yıllar itibariyle üyesi olduğu ITF’nin faaliyetlerinden ve desteklerinden ne kadar uzak kaldığı tespit edilmiştir.
Dünyanın her yerinden rengarenk kadınların seslendirdiği konferans; sorunların paylaşıldığı, çözüm önerilerinin tartışıldığı, dostluk ilişkilerinin kurulduğu hoş bir ortamda gerçekleşmiştir. Üzücü olan şudur ki;
-Düzenlenen kampanyalardan,
-Kadına yönelik eğitim faaliyetlerinden,
-Çalışma sürelerinin kısaltılması için verilen mücadeleden,
-8 Mart ve 25 Kasım etkinlikleri ve kampanyalarından,
-Düzenlenen anketlerden,
-Resmi irtibat sorumlularının tespit edilmek istenilmesinden,
-İletişim ağı oluşturma çabalarından,
-Ulaştırma sendikalarında cinsiyet başlıklı araştırma çalışmasından,
-Eğitim faaliyetleri ve diğer temsiliyetlerde kadınlar için %30 kota getirildiğinden,
-Üyesi olduğumuz Konfederasyonun diğer faaliyetlerinden
haberimiz olmamıştır.
Uluslararası örgütlerin ülkelerde verilen sendikal hak ve özgürlükler ile demokrasi mücadelesinde baskı unsuru olduğu ve mücadeleye güç kattığı bir gerçektir.
Ülkemizde ITF’ye üye olan Demiryol-İş, Hava-İş, Liman-İş, TÜMTİS, Türkiye Denizciler Sendikası ve BTS’den sadece Hava-İş ve BTS’nin ITF tarafından tanınması ve bilinmesi çok önemli ve bizim açımızdan pozitif bir olayken, iyi değerlendirilemediği, mücadelemizin uluslar arası boyutunun geliştirilmesi gerekliliği tespit edilmiştir.
Konferansa katılan ülkelerin delegeleri sunumlar yapmışlar ve sunumlardan bizim ülkemizdeki istihdam sorunlarının çok farklı olduğu anlaşılmıştır. Hiçbir ülkede istihdam statülerinin bizim ülkemizdeki gibi ayrıştırılmadığı gözlemlenmiştir.
Bundan çıkarılması gereken sonuç şudur ki; bizim gibi mücadeleci anlayışa sahip olan diğer sendikalarla güç birliği yapıp, emek sınıfının tek örgütte toplanmasını önümüze hedef olarak koymalı, bunun için vereceğimiz mücadeleye uluslar arası destek sağlamalıyız.
Bu desteğin oluşması için gerekli girişimler yapılmış, ITF ile olan ilişkilerimiz sağlamlaştırılmıştır.
Bugüne kadar ITF’nin faaliyetlerine, kampanyalarına destek vermemiz, eğitim etkinliklerine sendikamıza yarar sağlayacak, sendikamızı bu platformlarda gerçek anlamda temsil edecek üyelerin gönderilemesi büyük önem taşıyacaktır.
Bu tespitler sendikal mücadelemizin daha üst boyutlara taşınması, uluslararası platformlarda hak ettiği yeri alması amacını taşımaktadır.
H
içbir şey için geç kalınmamıştır. Yapılan İkili görüşmelerle, ITF boyutunda sendikamızın güçlendirilmesi için gereken ilişkiler kurulmuştur. Bundan böyle yaptığımız, yapacağımız tüm çalışmalara ITF’yi ortak edebilmemiz için var edilen ortamlardan, oluşturulan ilişkilerden yararlanmak, temsiliyet anlamında sendikamızın görevidir.
Konferansa sunulacak tebliğlerin hazırlanmasında, gerekli iletişimlerin kurulmasında ve burada yapılan organizasyonların hazırlığında bana yardımcı olan tüm arkadaşlarıma, özellikle de Genel Merkez Kadın Sekreterine çok teşekkür ediyorum.
Sendikamı böyle bir uluslar arası organizasyonda temsil etmek onuruna eriştiğim için çok mutlu olduğumu ve görevimi yerine getirmek için elimden geleni yaptığımı bilmenizi ister, çalışmalarınızda başarılar dilerim.
YAŞASIN DÜNYA KADINLARININ DAYANIŞMASI !
TO LİVE SOLİDARİTY
Ayşen DÖNMEZ
BTS İstanbul 1 Nolu Şube Kadın Sekreteri
.
. |